Eylül 2008 içindeki 118 yayından en yeni 25 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
Eylül 2008 içindeki 118 yayından en yeni 25 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster

26 Eylül 2008

Bayanlara Orgazm ignesi

Bayanlara Orgazm İğnesi Üretildi

Erotik Sohbet Hemen TIKLA Sende Katıl!

Yeni geliştirilen g-noktası aşısı sayesinde, kadındaki zevk derdine son! Aşı, orgazm süresini ve isteği en üst seviyeye çıkarıyor.ABD’li Jinekolog Dr. David Louis Matlock, orgazm aşısı icat etti. Aşı, ABD’de şimdiden çok tutuldu. İngiltere’nin başkenti Londra’daki bir klinik de aşının tüm ülkeye yayılmasını sağladı. Kadınların erojen noktası olarak bilinen g-noktası bölgesine vurulan aşının içeriğinde kolajen bulunuyor. Hassas bölgenin büyümesini sağlayan icat, kadınların 4 ay boyunca orgazm süresi ve cinsel isteklilik süresi artıyor. Bir seansı ise 1600 dolar (2 bin 100 YTL) tutuyor. Bu aşıyı yaptıran kadınların yüzde 87’si sonucu ‘inanılmaz’ diye nitelendirdi. Önce müşterimizde g-noktası bulunup bulunmadığını test ediyoruz. Çünkü kadınların yüzde 15’nin g-noktası bulunmuyor. Bu noktayı bulduktan sonra özel bir spekulum cihazı ve ışık kullanarak bölgeye ulaşıyoruz. Ama bu prosedür esnasında müşterimizin rahat hareket etmesi çok önemli. Aşının herhangi bir yan etkisi bulunmuyor. Ama kadınların bunun bir libido artırma süreci olduğunu ve seks tedavisi olmadığını bilmeli. Bunun için o alandaki uzmanlara başvurulması gerektiğini bilmeleri gerekli.
3-4 saat sonra ilişki serbest
AŞI hakkındaki küçük ipuçları: TÜM uygulama 5-10 dakika sürüyor. İğne 8 saniyede yapılıyor.ENJEKSİYONDAN sonra bir tampon konuluyor ve 3-4 saat boyunca bu tampon kalıyor.
İŞLEM sırasında ağrı olmuyor.
ADET düzenine kesinlikle hiçbir etkisi olmaz.

Kadinlarin Seksten Beklentileri

Kadınların Seksten Beklentileri

Erotik Sohbet Hemen TIKLA!

Kadınlar seks sırasında hoşlanmadıkları şeylere örnekler aşagıdadır ve bu ortak yanlışlara dikkat edilmesi gerekir , iyi bir cinsellik iyi bir aşk ve sevgiyide pekiştirir. Aşkın daha sağlam ve kalıcı olmasını sağlar. Bu yüzden biz erkeklere daha duyarlı olmak düşüyor.
* Flört havası bile yokken aniden öpmeye kalkışmak
* Öpmeye başlar başlamaz, hemen soymaya kalkışmak
* Kadının neden hoşlanacağını araştırmadan, gelişigüzel davranmak
* Soyunurken elbiselerini itinayla katlamak ( ateşli bir sevişme öncesi bunu düşünmek tam bir aptallık:))
* Odun gibi yatıp, hadi biraz da sen çalış` demek* Kendilerine yapılmasını istedikleri şeyleri, kadınlara yapmamak
* Çok erken boşaldığı halde hiçbir şey olmamış gibi rahat davranmak
* Ereksiyon olamadıklarında suçunu kadına atmak
* Kadın `oh` dese orgazm olduğunu sanmak
* Sevişme öncesi duş almayı, dişlerini fırçalamayı düşünmemek*
Sevişme biter bitmez yataktan kalkıp yıkanmak

Dokunarak Sevismek

Dokunarak Seks Yapmak

Erotik Sohbetimize Katılın Hemen TIKLA!

Sevişirken erkek de kadın da, ta ki yorgun düşüp uyuyana kadar, birbirlerine elleriyle dokunmaktan bir an bile geri durmamalıdırlar.2) Kadının göğüsleri ve bızırı (klitoris) en duyarlı yerleridir ama buralara dokunmakta acele etmemelisiniz, önce ellerini okşayıp öpünüz. Kadınlar gene enseden ta sokuma, apış aralarına kadar omurilik bölgesinde çok duyarlıdırlar; Duyarlı noktalar kadından kadına değişebilir ama genellikle kadınların çoğunluğunun duyarlı olduğu yerler kulaklar, ense, belin çevresi özellikle arka bölümü, apış aralarıdır. Gene sizin karnınızın kadının karnına değmesiyle okşanması sevişmeye büyük kıvançlar katar.3) Kamışın (penis) dışında erkeklerin en duyarlı olduğu yeri kulağın içi, bazı erkeklerde göğüsler -erkeklerin yüzde ellisinde meme uçları dikleşir- apış aralarıdır.4) Bedenler arasında başarılı bir dokunsal ilişki kurmanın gizi tepeden tırnağa kadar ne kadar çok yere değmek, dokunmak olanağı varsa o kadar çok yere dokunmak değmektir. Sevişmekte dokunma hareketsiz durağan bir değme olmamalıdır. Elleriniz eşinizin bedeninde durmadan dolanmalıdır; bedeniniz eşinizin her nefes alışına ya da bedenindeki en ufak, en hafif kımıltılara karşılık vermelidir.5) Sevişmenin başlangıcında kadınlar erkeğin kamışını elleriyle uyarmak yerine bedenleri arasında tam bir dokunsal bağlantı kurma konusunda kendilerini yoğunlaştırmalıdırlar. Yalnız yü heng'in (erkek organı) sertleşmesinden çok çabuk iştahlanan kadınlar bu kuralın dışında bırakılabilir. Ya da uzun süre bedensel dokunum, ilişkisi içinde olmak bile erkeğin penisinin sertleşmesini sağlamıyorsa kuşkusuz bu durumda da kadın ellerini kullanmalıdır. Yaşlı erkeklerin erkeklik organlarına dokunulmasına karşı tepkileri genç erkeklerin tepkilerinden farklıdır. Genç erkeklerin penisleri boşalma konusunda daha duyarlı ve daha çabuktur. Onun için genç erkeklerin penislerine avuç içinde boydan boya dokunma çok hafif olmalıdır. Dip bölümü hafifçe sıkılabilir ama baş bölümüne hemen hemen hiç değilmemelidir. Buna karşın yaşlı bir erkeğin kamışı daha sıkı tutulmaya elverişlidir. O kadar çabuk sertleşmez ve boşalmaz. Yaşlı erkekde sertleşmeyi sağlamak için en iyi yöntem iki eli birlikte kullanmaktır. İki el içine alınmış bir kamış kolaylıkla uyarılmış olur. Bu durum erkeklerin çoğuna dölyoluna girmiş olma izlenimini verdiği için son derece uyarıcı gelir.Eğer erkek sünnetli değilse üst deriyi fazla sıkmamaya dikkat edilmelidir, çünkü o bölümde sürtünme sonucu, bir tahriş olabilir. Onun için en iyisi dokunma kamışın baş bölümü ve erbezleri ve erbezi torbası üzerinde sürdürülmelidir. Deneyimi olmayan kadınlar sanki erkeklerin erbezleri ve erbezi torbası diye bir organları yokmuş gibi davranırlar. Oysa deneyimi fazla olan kadınlar erbezi torbasının öneminin bilincindedirler. Yaşlı erkekler erbezlerine dokunulmasından hoşlanırlar. Gene de erbezlerine kırılacak bir eşyaymış gibi özenle, dokunulmalıdır. En iyi yöntem erbezi torbasının tümünü avuç içine alıp torbanın dip ve kamışın alt bölümünü parmak uçlarıyla uyarmaktır. Nasıl yaparsanız yapınız da sakın çok fazla sıkmayın. Genç bir erkekte böyle bir uyarı pek çabuk boşalmaya yol açabilir. Onun için çok dikkatli olmak gereklidir. İyi bir sonuç almak için ellerinizi son derece hafif ve yumuşak bir biçimde kullanın ve değişik erkeklerin değişik tepkileri olabileceğini de akıldan çıkarmayın. Bazısına uyarı o kadar fazla gelebilir ki hemen elinizde boşalabilir, oysa bir başkasında bu uyarı tam olarak sertleşmeyi sağlamaya bile yetmeyebilir.6) Erkekler ellerinin yumuşak ve pürüzsüz olmasına özen göstermelidirler. Kaba ellerle hırpalanmaktan hoşlanacak kadın pek az çıkar. Kadınların çoğu bu konuda, "Tüm gerçek erkekler naziktir. Sevecen olmayan bir erkek ilgimi çekmez." diyen Marlene Dietrich'le aynı duyguları paylaşırlar. Erkekler ellerinin çok nazik ve çabuk incinebilen yerlere de uzanabileceğini unutmamalıdırlar. Pek çok kadın bızırlarının (klitoris) parmakla uyarılmasına alışıktır, erkeğin parmaklarıyla uzun süre ama özenli bir biçimde uyarılmadıkça ya da kendi parmaklarıyla bu işi yapmadıkça ne tam olarak isteklenirler, ne de orgazma ulaşabilirler. Kaba ve kirli parmaklar tahrişe hatta mikrop kapmaya neden olabilirler. Bunun gibi orgazma ulaşmak için meme uçlarının okşanmasını, meme uçlarıyla oynanmasını isteyen kadınlar da vardır. Buna karşın parmakla yapılan her türlü uyarıdan nefret eden kadınlar da vardır. Kadının hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyleri ancak deneyerek öğrenebilirsiniz. Kadın, bedenlerin birbirine değmesinden çok hoşlanabilir de kadınlık organına parmakla değilmesinden nefret edebilir. Bu tür kadın, parmaklarını kullanmaya çok meraklı olmayan erkekler için son derece ilginç bir yatak arkadaşı olabilir.

Kadinlarda G Noktasi Yeri

G Noktası

Erotik Sohbet Chat Hemen TIKLA!

G noktası nerededir?
Yüzyılın en önemli keşiflerinden birinin adı "G noktası". 1940 yılında Alman jinekolog Dr. Ernst Granfenburg tarafından adı konulan bu nokta, daha doğrusu alanın, kadının en erojen bölgelerinden biri olduğu iddia ediliyor. Vajina duvarında olduğu iddia edilen bu bölgenin, orgazmı kolaylaştırdığı söyleniyor. Niye bir söylenti gibi aktardığımıza gelince; bu bölgeyi bulmak için, Kristof Kolomb"un Amerika"yı keşfederken harcadığı enerjiyi gözden çıkarmalısınız. Çünkü, Kutup Yıldızı"nın gökyüzündeki yerini bilmeniz, onu her gece gökyüzünde görebileceğiniz anlamına gelmez. Partnerinizle birlikte bu duyarlı bölgeyi bulmak için çeşitli pozisyonlar denemekten kaçınmayarak arayışınıza başlayabilirsiniz. Vajina içinde yaklaşık 5 cm derinlikte bulunan ve bir noktadan çok, bir alan diyebileceğimiz G noktasını bulmak için neler yapmalı derseniz; öncelikle kendi parmaklarınızı kullanmanızı öneririz. Kendi vücudunuzu keşfetmek için çocukken yaptığınız küçük deneyleri hatırlayın ve bunları daha da geliştirin.

G noktası sadece kadınlara özgü bir erojen bölge midir?
Erkek de kadının uyarıldığı bölgelerden uyarılabilir. Örneğin göğüs uçları, kulak içleri, ense, kadında da erkekte de ortak erojen bölgelerdir. Erkeklerde, kadınlardaki G noktasına karşılık gelen bölge, testislerle anüs arasında bulunur. Erkeklerin G noktasını bulmak kolaydır. Ancak, çoğu zaman erkekler anüslerine yakın dokunulmasından hoşlanmadıklarından, buna izin vermeyebilirler.

Meni Kadinlarin Bosalmasi Orgazm

Kadınlarda Orgazm

Erotik Sohbet için TIKLA!

Menide kalori var mı?
Evet. Bir boşalımlık menide yaklaşık 25 kilojul vardır.

Neden meni bazen koyudur?
Eğer partnerinizin menisi koyuysa buna sevinin. Çünkü bilin ki, kendisini size saklamıştır. Erkeğin ilişki sıklığına bağlı olarak menisinin kıvamı değişir.

Kadınlar da boşalır mı?
Bu da çok tartışılan ve cevabı çok merak edilen bir konu. Kimilerine göre kadınların yüzde 40"ı erkekler gibi boşalıyor. Ancak, bunun normal vajina sıvısı mı, yoksa G noktasının orgazma katkısı mı olduğu konusu henüz kesin değil. 1988 yılında Slovakya"da yapılan bir araştırmada, kadınların G noktalarına baskı uygulanmış, sonuçta bazı kadınlarda bir boşalma görülmüş.
Önerimiz, çok merak ediyorsanız, kendiniz deneyin!

Seks Hayatinizi Canlandirmanin Yolları

Seks Hayatınızı Canlandırmanın 50 Altın Kuralı

Erotik Sohbetimize Hemen Katılın TIKLA!

İlişkinizde monotonluğa tahammülünüz olmadığını mı düşünüyorsunuz. İşte sizin için derlenen bu romantik, çılgın ve seksi tam 50 öneriyle cinselyaşamınızı çok daha hareketli bir hale getirebilirsiniz.1. Dışarı çıktığınızda iç çamaşırı giymeyin ve bunu onun kulağınafısıldayın, bir an önce eve gitmek için can atacağına eminiz.2. Ona özel bir striptiz şov yapın.3. Tartıştığınız zamanlar bile seksten uzak kalmayın, kızgınken normalden çok daha fazla ateşli olabilirsiniz.4. Seks sırasında zevk aldığınızı belirten sesler çıkarmaktan çekinmeyin ve ona iltifat edin. 5. Yatak odasının sınırlarını aşmaya istekli olun; salondaki kanepede, halının ya da masanın üzerinde sevişin. 6. Kegel egzersiziyle bu bölgedeki kaslarınızı geliştirin.7. Nasıl bir seks istediğinizi sevgilinize açıkça söyleyin. Romantik ve yavaş mı, yoksa vahşi mi?8. Partnerinizle peş peşe nefes alıp vermek, heyecan seviyenizin aynıoranda artmasına yardımcı olur. Nefes alıp verişlerinizi senkronizehale getirin.9. Denemek istediğiniz pozisyonları küçük kağıt parçalarına yazın ve çekiliş yapın.10. Birlikte banyo yapmanın keyfine varın, küveti hoş kokulu yağlarla ve kokularla doldurup içine atlayın.11. Ellerinizi omurgası üzerinde dolaştırın. Parmaklarınızlakasıklarına dokunun. Sonra onun sizin vücudunuz üzerinde gezinmesineizin verin. Vücutlarınızın zevk noktalarını keşfetmek, ikinizin birsırrı paylaşması gibidir.12. Sıcak sürprizler hazırlayın. Örneğin doğum gününde ona yapmakistediklerinizi yazın ve kartonları evin her bir köşesine saklayın.Onları buldukça sizinle birlikte olmak için çıldıracaktır.13. Giyinip soyunurken sizi izlemesini sağlayın. İnanın, sadece seyretmek bile erkelerin aklını başından alır.14. Ön sevişmeyi kısa tutmayın ve mümkün olduğunca heyecanı arttırın.15. Sevgilinizin göğüs uçlarına dokunmayı ihmal etmeyin. Vücutlarındakibu bölge çok hassastır ve dokunulması pek çok erkeği tahrik eder. 16. En sevdiğiniz koku ve tatlarla, kendinize en çok yakıştırdığınızgiysilerle, sizi en mutlu hissettiren şarkılarla kendinizi motive edin.Yaptıklarınızın, üzerinizdeki etkisine ve bu şekilde kendinizi ne kadarçekici hissedeceğinize inanamayacaksınız.17. Vücudunuzu ne kadar iyi tanırsanız, kendinizle o kadar barışıkolursunuz. Gizli zevk bölgelerinizi keşfederek sevgilinizle paylaşmanızaşkınızı mutlu ve iletişime açık bir ilişki yapacaktır.18. Yatak odanızı gizli bir saraya dönüştürün. Yatağınızı büyük yumuşak yastıklarla, etrafını ise kokulu mumlarla süsleyin.19. Sizin kendinize göre önemsemediğiniz cümleler çoğu zaman sevgiliniz için baştan çıkarıcı olabilir.20. Seksi fanteziler yaratmakta erkeklerin üstüne yoktur. Erkekler biryana kadınların da fantezileri var. Bu nedenle bu fantezileripaylaşmanız sevgiliniz için mutluluk verici olacaktır.21. Şehvet dolu bir konsantrasyon yaşamak için sizi havaya sokacakmüzik, ve romantik bir aydınlatmaktan kaçının. İhtiyacınız olan şey;kimi zaman sessizlik ve karanlıktır. Sevgilinizi okşarken, onun nelerhissettiğini düşünün. Ona iyice sokularak onun kokusunu hisedin.22. İç çamaşırı ve yüksek topuklu ayakkabılarla ona görsel şov yaşatın.23. Sabahın ilk saatlerinde sevişmek şehvetli olabilir. Çünkü yarı ayıkyarı uykulu olduğunuzda daha korumasız, daha içgüdülerinize bağlıolursunuz.24. Yatak odanıza ayna yerleştirin ki kendinizi seyredebilin.Sevişirken vücutlarınızın nasıl uyum halinde hareket ettiğini görün.25. Sevgilinize birlite bir erotik film seyretmeyi teklif edin.Cesaretiniz ona çekici gelecek hem de bunu sizden duyduğu için mutluedecektir. Filmin sonrası da size kalsın!26. En seksi yerinizin neresi olduğunu keşfedin. Sonra da dolabınızı oseksi bölgenizi ön plana çıkaracak giysilerle doldurun. Günün ilksaatlerinde sizi en güzel halinizle görmek, akşama kadar aklındançıkmamanızı sağlayacaktır. 27. Gözlerinizi bağlayarak sevişmeyi deneyin. Birbirinizi görmeyincedaha heyecanlı bir tecrübe yaşayacağınıza emin olabilirsiniz. 28. Aklına seks getirmek için evde ortalık yerde erotik dergilerbırakın. Ya da önceden kararlaştırdığınız bir komedi filmi yerineerotik bir film kiralayın. 29. Cinsel hayatınızdaki en iyi seks tecrübenizin hangisi olduğunukonuşun. Bir liste hazırlayın. Seçtiğiniz birini deneyin ve üzerineeklemeler yapmaya çalışın.30. Arabasının sileceklerine sıkıştıracağınız şehvetli mesajlar ve işegitmeden vereceğiniz tutkulu öpücük, bilinçaltında onun geceyekonsantre olmasını sağlayacaktır.31. Ellerinizi kullanmadığınız zaman yaratıcılığınızı zorlayın.Vücudunuzun farklı kısımlarını kullanarak birbirinize zevk vermeyollarını bulun.32. Dudaklarınızı hafifçe aralayın ve vücudunun belirli bir bölgesinedeğdirin. Nefes vermeye başlayın. Sıcak nefesiniz onu uyaracaktır.33. Sevişirken ışıkları açık bırakın. Erkeklerin görsel açıdanuyarıldığını sevdiğini aklınızdan çıkarmayın. Sevişirken her şeyigörmek isterler. Denedikten sonra sizin de hoşunuza gidecektir. 34. Seviştikten sonra o havayı devam ettirmeye çalışın. Beraber duşalın ve sarılarak uyuyun. Sevgiliniz seviştikten sonra da sizinlebirlikte olmayı arzulayacaktır.35. Sevgilinizle çıplak olarak birbirinizin yüzünü görecek şekildeoturun. Küçük dokunuşlarla parmak uçlarınızı sevgilinizin yüzünde veboynunda gezdirin. Dokunuşlarınızı omzuna doğru indirerek sürdürün. 36. İsteklerinizi uygun yolla dile getirmenin bir yolunu bulmalısınız.Kulağına istediğinizi fısıldayın. Bu davranışla erotik ilgisini bellibir konuya çekmiş olursunuz ama bundan utanmayın. Çünkü o anda tekistediği sizi mutlu etmektir. 37. Rutine girdiğinizi hissettiğinizde farklı yerlerde seks yapmak yada farklı fanteziler denemek aşkınıza heyecanı geri getirecektir.Konforlu bölgenizden çıkmak zor olsa da arada sırada yeniliklerdenemelisiniz.38. Ön sevişmeyi kısa tutarsanız, seks doyurucu ama çabuk biten birakşam yemeğine benzer. Ancak ön sevişme yöntemleriniziçeşitlendirirseniz, cinsel hayatınız gece boyunca süren bir partiyebenzeyecektir.39. Duygu dolu romantik bir dekorda aşkın bambaşka olduğunubilmelisiniz. İlk önce telefonların fişini çekin, ortamı fazla değilloş bir ışıkla aydınlatın ki, göz teması kurmak mümkün olsun.Birbirinizin gözlerine bakabilmek, sevişme sırasında birbirinize dahayakın hissetmenizi sağlar.40. Isı kaslarınızın gevşemesine yardımcı olur. Birlikte sıcak birbanyo yapın. Sıcak su kaslarınızı rahatlatıp, cildinizin dokunmaya dahahassas olmasını sağlar.41. Seks sırasındaki mükemmel, harikasın, devam et gibi kelimelerin doğal afrodizyak olduğunu unutmayın. 42. Onunlayken ne kadar rahat olduğunuzu göstermek için, ışığı kapamadan ve müzik açık seks yapın.43. Vücudunuzu gösterecek pozisyonları tercih edin. Üzerine çıkın, sırtınızı geriye yatırın, göğüslerinizi ön plana çıkarın.44. Sıcak sürprizler hazırlayın. Özel bir günde onunla evin içindebuluşmak için sözleşin. İçeri girdiğinizde üzerinizdeki trençkotuniçinde hiçbir şey olmadığını kemerinizi çözerek anlamasını sağlayın.45. Hızlı sevişmeler çok daha ateşli olabilir. Çünkü bu türsevişmelerde bir takım yapmacık duygular bulunmaz. Her şey doğal vetutku doludur. Erkekler genellikle bundan hoşlanırlar.46. Gecenin karanlığında, kimsenin olmadığı bir sokakta, açık havada ona bir öpücük verin.47. İlk gece heyecanınızı hatırlıyor musunuz? Benzer bir heyecan etkisiyaratmak için soyunmaktan vazgeçip iç çamaşırlarınızı çıkarma zevkinipartnerinize bırakmaya ne dersiniz.48. Tırnaklarınızla 8 çizerek sırtından ayak parmaklarına doğru inin.Ayaklarına gelince başparmakla ikinci parmak arasındaki bölgeye hafifbir masaj yapın. Sonrada erkeklerde son derece hassas olan topuklarınamasaj yapın.49. Aromatik yağı avuçlarınıza damlatın ve ona rahatlatıcı bir masajyapın. Kullandığınız yağın kokusu ve rahatlama hissi sizden başka birşey düşünememesini sağlayacaktır.50. Gündelik sohbetlerinizde sık sık kullandığınız bir kelime seçin veo kelimeyi her duyduğunuzda birbirinize dokunmayı kararlaştırın.

Seks Kadinlari Guzellestiriyor

SEKS YAPAN KADINLAR GÜZELLEŞİYOR

Erotik Sohbet Cinsel Chat Hemen TIKLA!

Nasıl mı?
Düzenli seks mutluluk hormonu salgılıyor:Seks sırasında kan basıncının artması, kasların çalışması ve mutluluk hormonunun aşırı derecede salgılanması kalıcı güzellikte önemli etkenler arasında. Haftada 3 kez seks yapan kadınlar, en az 10 yaş daha genç ve güzel görünüyorlar.Seks stresi önlüyor:İyi bir cinsel hayatın, beyin için de yayarı çok fazla. Bunun nedeni ise beynn cinsel ilişki sırasında normalden çok daha fazla çalışıyor olması. Üstelik seksle birlikte başağrısı, stres gibi sorunlar da son buluyor. Yani, hem genç hem güzel kalmak hem de sağlınızı korumak için uzmanlar seksi öneriyor.

Anal Seks - Ters iliski

Anal seks, ters ilişki olarak da isimlendirilir. Anal birleşme, heteroseksüeller arasında sanıldığından çok daha sık yaşanır. Bekâretin korunması gerektiğini düşünen, herhangi bir nedenle vajinal yoldan cinsel ilişki kuramayan veya kurmak istemeyen, gebelikten kaçınmak isteyen ya da yalnızca farklı bir haz almak isteyen heteroseksüel eşler arasında hiç de seyrek yaşanmaz.Fizyolojik olarak, bedenimizin birçok bölgesinde olduğu gibi, anüs (makat) bölgesinde de sinir uçları vardır. Anüsün iç ve dış bölgesi, kadın için de erkek için de erotik olarak duyarlıdır. Kadın da erkek de anal cinsel birleşmeden cinsel haz alabilir.

Kızlık Zarına Zarar Verir mi?
Anal seks, yani herkesin bildiği dilden arkadan ilişkide kızlık zarı hiçbir zarar görmez. Zaten bu ilişkinin temel amacı da kızlık zarına zarar vermemektir.

Sağlık Açısından Sakıncaları Var mı?
Sağlık açısından, birçok cinsel davranış gibi, anal cinsel birleşmenin de bazı sakıncaları olabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, korunmasız cinsel birleşmelerin hepsiyle bulaşabilir. Temizlik kurallarına dikkat edilmeden kurulan anal birleşmelerde, bağırsaklarda normal olarak bulunan ve bulundukları yerde zararsız olan mikroplar, bedenin başka yerlerine taşınarak, hastalık nedeni olabilirler. Bunun en yaygın biçimi, heteroseksüel eşler arasında, anal birleşmeyi izleyerek kurulan vajinal birleşmede, bağırsaktaki mikropların vajinaya kolayca taşınabilmesidir. Ayrıca çok sık anal birleşme, anüsün sfinkterinin bozulmasına, anüs kaslarının kasılıp gevşeme yeteneğinin bozulmasına yol açabilir.İki kendine güveni yüksek olan insanın evliliğinde bilinen hemen her cinsel davranış biçiminin denenmiş olduğuna sık sık tanık olunmaktadır. Bu ilişkilerde denenen anal birleşme, oral seks, egzibisyonistlik gibi edimler herhangi bir patolojik yan, yani ruhsal bozukluk işareti göstermezler. Başka bir deyişle, kendine güveni yüksek olan çiftlerin her şeyi hiç değilse bir kere denediği ve bunu korkarak değil, eğlenerek yaptığı belirlenmiştir.İngiliz Tıp Birliği'nin yayınladığı bir bültende, ülkedeki evli çiftlerin %20'sinin hiç değilse bir kez anal birleşme yöntemini denediği bildirilmektedir. Bir grup çiftler buna, zevk için başvurmaktaysa da, diğer gruptakiler kadının adet zamanı ya da bir dölyolu rahatsızlığı söz konusu olduğunda denemektedirler

Seks Orgazma Bosalma

Bedava Cinsel Erotik Sohbet Hemen TIKLA!

Yatakta ne istediğinizi anlatın
Erkeğiniz vücudunuzun bütün sıcak noktalarını keşfetmiş olsa da, sevdiğiniz bazı hareketleri es geçiyorsa, doyumsuzluğa uğramanız doğal. Kimi uzun öpüşmelerden hoşlanır, kimi yastık oyunlarından, kimi ise belli bir yerine dokunulmasından. Beğendiğiniz şey ne olursa olsun, onu istediğiniz kadar elde edemediğinizde, mutsuz, hatta sinirli ve gergin olabilirsiniz. İsteklerinizi uygun bir dille ifade etmenin bir yolunu bulmalısınız. Kulağına uygun bir tonla isteğinizi fısıldamak kolay bir çözüm olabilir. "Bu davranışla erotik ilgisini belli bir konuya çekmiş olursunuz, ama bunda bir tehlike yok. Çünkü o anda tek isteği, konsantre olduğu tek konu, sizi mutlu etmektir. Sorunlarınızı sıcağı sıcağına konuşmanızda yarar var; çünkü tepkinizi anında görebilir ve bu libidosunu daha da arttım" diyor "52 Invitations to Great Seks" (Mükemmel Bir Sekse 52 Davet) adlı kitabınxda yazar Laura Com.

Ellerinizi kullanmayın
Seks sırasında ellerinizi kullanmadığınız zaman, yaratıcılığınızı zorlayıp, başka vücut kısımlarınızı kullanarak birbirinize zevk verme yollarını ararsınız" diyor seks terapisti Lay Davidson. Örneğin, göğüslerinizi göğsüne değdirin, saçlarınızla hassas bölgelerini okşayın, sakal tıraşı olmadan teninize dokunmasını isteyin.

Dil dansı edin
Öpüşürken, dilini emerek ağzınıza yavaşça alın. Klasik öpüşmenin bu çeşidi, bacaklarının arasına zevk dalgaları gönderecektir. "Öpüşürken genelde erkekler orta derecede sertliği tercih ederler. Bu şekilde öpüşmek ne çok hafif, ne de serttir, yani tam onların istediği gibidir" diyor seksolog Logan Levkoff ve ekliyor: "Daha da fazlası, bu hareket ağzınızı başka nerelerde kullanabileceğinizi hayal etmesine yol açar.

Seksi görünmekten çekinmeyin
Şunu bilin: Bir kadının seksi vücuduna bakmak, erkeğin aklını başından alır. O yüzden yatak odanızın ısısını yükseltmek istiyorsanız, soyunup giyinirken sizi seyretmesine izin verin. Bir diğer tüyo da, sevişirken ışıkları açık tutmanız. "Erkeklerin büyük çoğunluğu ışıklar açıkken sevişmeyi tercih eder, çünkü bu onlara sizi rahatça seyretme olanağı verir.

Çılgın seksi deneyin
Yavaş yavaş rutine girdiğinizi hissettiğiniz tabu yerlerde seks yapmak, seks oyuncaklarıyla tanışmak veya farklı fanteziler denemek aşkınıza kaybettiğiniz heyecanı geri getirecektir. Erkekler yeniliklerden hoşlanırlar. Konforlu bölgenizden çıkmak zor olsa da, arada sırada denemelisiniz. Yaramazlık, iştahını kabartmak istiyorsanız, rutin seksinize yenilikler getirebilirsiniz. Örneğin göğüslerinize bal sürebilirsiniz...

Arzunuzu hissettirin
Misyoner pozisyonu sırasında ve sevgilinizi orgazma yakın hissettiğiniz anda, ellerinizle kalçasını tutarak, daha fazla kendinize doğru çekin. Bu hareket, onu deliler gibi arzuladığınızı gösterir. Olayı yaşadığınızın, onun kadar kendi zevkinizi de arttırmaya çalıştığınızın bir göstergesidir.

Hareketleri değiştirin
Klasik ileri geri hareketleri yapmak yerine, dairesel hareketleri deneyin. Bu hareketler, ileri-geri hareketlerden çok daha şehvet doludur.

Zevk yastığı kullanın
İki adet ufak yastık alıp, onları belinizin altına yerleştirin. Sevgilinizle misyoner pozisyonunda sevişin. Yastıklar vajinanızı yükselttiği için seks sırasında daha rahat olursunuz. Bu açıda sevgilinizin vücudu, klitorisinizle daha fazla temas edeceği için, orgazma daha çabuk ulaşırsınız.

Yüzünüzü ona dönün
Bu, köpek pozisyonun bir alternatifi olabilir. Sevgiliniz sırt üstü yatarken, yüzünüz ona dönük şekilde üzerine çıkın. Derinlik ve hız kontrolü tamamen elinizdedir, yani kendi zevkiniz için sevgilinizi kullanmış olursunuz. (ki erkekler buna bayılır) Üstelik gözlerinin önünde göğüslerinizin olması onu görsel anlamda daha fazla uyaracaktır.

Ellerinizi değiştirerek kullanın
Cinsel organına ellerinizi peş peşe değiştirerek dokunmanız sevgilinize inanılmaz hisler yaşatır. Arkasında kalarak, onun mastürbasyon yaparken kullandığı açıyı elde etmesini de sağlayabilirsiniz.

Önsevişmeyi uzatın
Önsevişmeyi atlamak veya onu aceleye getirmek birçok kültürde kabul edilmez bir davranış. Cinsellik uzmanı Amy Sueyoshi bu tezi desteklemekle kalmıyor, cinsel davranışların yatağa girmeden çok daha önce başlaması gerektiğini anlatıyor: "Seks sırf yatağın içinde düşünülxmemeli. Gerçek bir sevgili, ilişkiye girmeden önce de partnerini zevkin doruklarına ulaştırabilir." Özellikle testislerin ipek eşarpla okşanması erkeklere inanılmaz bir zevk verir" diyorlar. Önsevişmeyi kısa tutarsanız, seks doyurucu, ama çabuk biten bir akşam yemeğine benzer. Buna karşın, önsevişme yöntemlerinizi çeşitlendirirseniz, cinsel hayatınız gece boyunca süren bir partiye benzeyebilir.Kama Sutra'da, önsevişme geniş bir yer tutar. Öpüşme, okşama ve oral seks en ince detaylarına kadar anlatılır. Sevgilinizden G noktanızı parmağıyla baskı uyxgulayarak uyarmasını isteyin. Daha fazla zevk için, klitorisinizi de diliyle uyarabilir. İlişkiye orgazm olduktan sonra girerseniz, ilişki sırasındaki orgazmınız daha şiddetli olabilir, çünkü hassas noktalarınız önceden 'ısıtılmış' olur.

Sevişmeleriniz daha romantik olsun
Duygu dolu, romantik bir dekorda aşkın bambaşka olduğunu bilmelisiniz. İlk önce telefonların fişini çekin, kimse sizi rahatsız etmesin. Ortamı fazla değil, ama loş bir ışıkla aydınlatın ki, göz teması kurmak mümkün olsun. Birbirinizin gözlerine bakabilmek, sevişme sırasında birbirinize daha yakın hissetmenize yol açar. Tatmin edici bir cinsellik yaşamak istiyorsanız, zaman faktörünü de göz önünde bulundurmalısınız. "Seks aceleye gelmez, öpüşmeye, birbirinize dokunxmaya zamanınız olmalı. Birbirinize süper yakın hissetmek istiyorsanız, elleriniz daima partnerinizin vücudunda olmalı, onunkiler de sizinkinde. "Sürekli temas halinde olmak aranızda özel bir elektrixğin oluşmasına yol açar" diyor "Sex Talk" (Seks Sohbeti) adlı kitabın yazarı Aline P. Zoldbrod.

Sıcak bir seks için..
Bazen seks masaja benzer: Sırt üstü uzanırsınız ve hizmet ayağınıza gelir. "Önemli olan, kendinizi tamamen serbest bırakmanızdır" diyor "The Hot Guide to Safer Sex" (Daha Güvenilir Bir Seks için Sıcak Bir Rehber) adlı kitabında yazar Yvonne K. Fullbright. Yatağa uzandığınız anda, kafanızdaki bütün düşünceleri silin, sadece zevk almaya konsantre olun. Tamamen rahatladıktan sonra, zevki her hücrenizde hissetmeyi başaracaksınız.

Fantazilerini hayata geçirin
Her erkek fantezi kurar ve bunları gerçekleştirmek ister. Siz neden yaratıcılığınızı ortaya koymuyorsunuz? Sizi memnun etmek için elinden geleni yapacağını eminiz. En derin seks arzularınızı partnerinize anlatmaktan çekinmeyin, göreceksiniz aldığınız zevk ikiye katlanacak.

Bacaklarınızla onu kavrayın
Sırt üstü uzanın. Bacaklarınızı dizinizxden kırın, öyle ki sağ bacağınız sol kalçasında, sol bacağınız sağ kalçasında olsun. Bacaklarınızı bu şekilde kırdığınız ve ona doladığınız için, onu çok daha iyi hissedeceksiniz.

Bebek Emzirme

Emzirme

Emzirme son derecede sağlıklı ve doğal bir yöntemdir. Her memeli canlı gibi insanlarda yavrusunu doğumdan hemen sonra emzirmelidir.Emzirmeye, doğum şekli normal veya sezaryen olsun, mümkün olduğunca doğumdan hemen sonra başlanmalıdır. Çünkü saatler süren doğum eylemi sonrası dünyaya gelen bebek yorgundur ve acıkmıştır. Emzirmenin diğer yararları ise şunlardır:

a- Doğumdan hemen sonra emzirmeye başlama ile annede doğum sonrası kanamalar da azalacaktır.
b- Her gebe kadının vücudunda, hamilelik süresinde bebeğini emzirebilmesi için gerekli değişimler olmaktadır. Bu yüzden her anne emzirme yeteneğine sahiptir. Önemli olan bu yeteneğini uygun şekilde kullanabilmektir.
c- Loğusalık döneminde sütün bol bir şekilde gelmesi için annenin yapması gereken iki konu vardır: Bebeğini sık sık emzirmek ve bol miktarda sıvı tüketmek..
d- Sütün bol ve uzun süreli gelebilmesi için bebek her istedikçe ve de sık sık emzirilmelidir.
e- Emzirmede her iki göğüs birden kullanılmalıdır. Daima bir önceki emzirmede kullanılan son göğüsten başlanmalıdır.
f- Emzirmede en rahat pozisyon seçilmeli ve bebeğin başı ve gövdesi tam olarak anneye dönük olmalıdır.
g- Emzirme meme başından değil, meme başı çevresindeki koyu renkli kısmı kaplayacak şekilde yaptırılmalıdır.
h- Göğüs temizliğinde sık sık sabun kullanılmasından kaçınılmalıdır.
i- Bebekler doğduklarında hayatlarının ilk 4 gününde kendilerine yetecek kadar vücutlarında yedek su ile birlikte doğarlar. Bu nedenle anne sütü bollaşana kadar dışardan su veya diğer içeceklerin verilmesine gerek yoktur.
j- Anne sütü, bebeklerin normal büyümesini ve gelişimini sağlayacak en ideal yapıdadır. Hiçbir yiyecek veya içecek anne sütünün yerini tutmaz.
k- Anne sütü hastalıklardan koruyucudur. Anne sütü ile beslenen bebeklerde ishal ve solunum sistemi hastalıkları çok daha az görülür. Annenin ilk 4-5 günlük sütü olan “Ağız sütü”nün (Kolostrum) bebeğe verilmesi çok önemlidir. Çünkü ağız sütü adeta bebeğin ilk aşısı gibidir.
l- Gereksiz yere başlanan ek gıdalar sonucunda bebekler kısa sürede anne sütünü bırakabilirler.
m- Anne sütü temizdir ve en uygun sıcaklıktadır.
n- Anne sütünü vermek için para harcamaya gerek yoktur, en ekonomiktir.
o- Bebek acıktığında anne sütünü hemen verme imkanı olduğundan bebeğin mama beklerkenki gibi ağlaması söz konusu değildir.
p- Anne sütü ile beslenen bebeklerde alerjik hastalıklar çok daha az görülür.
r- İlk 4 ay içerisinde bebeklere anne sütü dışında su dahil hiçbir ek gıda verilmemelidir.
s- Emzirme sırasında anne ile bebek arasında aynı zamanda bir duygusal bağ oluşur ve bu güven bağının, bebeklerin çocukluk dönemlerini dahi olumlu yönde etkilediği saptanmıştır.
t- Bebeklerini emziren kadınlarda ileri yaşlarda göğüs kanseri görülme riski azaldığı tespit edilmiştir.

Selulit tedavisi Bacak Bakimi

Selülit - Bacak Bakımı

Erotik Sohbet için Hemen TIKLA!

Selülit tüm kadınlar için bir çeşit kâbus olmakla bilikte, bu iyice yerleşik ve görülebilir hale gelmeden -maalesef- ilgilenilmeye başlanmaz. Bu konuya daha önce, yeniyetmelik kısmında değindik. Ancak bu istenmeyen durumu; daha ilk belirtileri ortaya çıktığında tanımlamak ve tedbir almak gerektiğinden, ne kadar çok anlatsak yeridir.Harekete geçmek için hiç bir zaman geç kalınmış sayıl­maz. Kesin bir çözüm olmadığını kabul etsek bile, ciddile­şen durumu düzeltmek için bazı tedbirler alınabilir.Selülit dört faktörden kaynaklanır:- Kadınlarda zaten doğal olarak buna eğlim olması- Hormonal dengesizlik- Kötü beslenme alışkanlıklarıDüzensiz ve sağlıksız yaşam koşullarıSon iki faktör üzerinde çalışarak selülitlerin artmasını engelleyebiliriz ve azaltabiliriz. Ama yine belirtelim ki, so­runa global açıdan bakıp, yaşam tarzınızı şöyle bir gözden geçirmeniz gerekiyor.İşte alınacak bazı önlemler:-Kilo fazlalığından kurtulunDepolanmış yağlar, selülitin sıkıştırma etkisine bağlı olarak daha ağır bir tabloya girer. Fazla yağlar ortadan kal­kınca neyin selülit olduğu estetik olmayan görünümündende anlaşılacağı için daha kolay ayırd edilebilir. Böylece lo­kal bir tedavi yoluna gidilebilir.-Doğru bir beslenme alışkanlığı edininSofradaki kötü alışkanlıklardan vazgeçmek gereklidir. Bunun için Montignac Yöntemi’nin temel ilkelerine sadık kalmak ve kötü glisemik endeksi yüksek olan glusidleri tü­ketmeye son vermelidir.- Damar yetmezliğinin tedavisiDamar yetmezliği, bir başka deyişle “dolaşım bozuklu­ğu”, kadınlarda çok görülür ve selülit semptomları olan ka­dınlarda sistematiktir. Dolaşım sorunları sadece kalıcı ol­maları ile değil, bazı modern yaşam koşullan ile de ağırlaşabilir: Çok sıkı giysiler, çok sıcak banyo, uzun süre gü­neşte kalmak gibi.Çok ciddi vakalarda, doktorun olaya müdahalesi şarttır. Ama bir çok durumda da ninelerimizin kullandığı ve hâlâ (Fransa’da) eczanelerde bulunan bitkisel şuruplar vardır. Bu doğal ürünler çok eskiden beri vardır, zararsızdır ancak olumlu etkileri azımsanamaz.Her gün biraz ip atlamak ve jimnastik yapmak, haftada iki-üç kez yürümek, jogging, bisiklet ve yüzme sporları özellikle tavsiye edilir.En etkili egzersiz ise, hiç asansöre binmeyip çok acele etmeden, yavaş yavaş merdivenleri ikişer ikişer çıkmaktır.

- Strese karşı savaşın
Stresinizi trankilizen veya anksiyoletik ilaçlarla azalt­mak yerine relaksasyon, yoga ve sofroloji gibi doğal yön­temleri seçin.Akapunktur, bazı homeopatik (bitki özlü) reçetelerde strese karşı başarılı sonuçlar vermektedir.-Selülit kremleriEğer başka hiç bir önlem almıyorsanız, “antiselülut kremleri” adı verilen ürünleri kullanmanız tam bir başarı­sızlıkla sonuçlanacaktır. Bu kremler diğer önlemlerin yanı sıra kullanıldığında daha iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Kafein bazlı selülut kremleri ise yüzeydeki selülitlerde farkedilir bir azalma sağlamaktadır ancak süriilürkefı çok de­rin sasajlar yapmaktan kaçınmak gerekir. Aksi takdirde no-düller (düğümcükler) açılır ve selülitin şişip iyice yerleş­mesine sebep olur.

-Mucizevi çareler
Bence bu başlıkta toplanabilecek iki panzehir mevcut­tur. Bazılarınız bunları hayal sınıfına soksa da… birincisi bebeğinize meme vermenizdir.Eski kitaplarımı okuyan pek çok hanım okuyucum bana Yöntemi uygularken öte yandan bebeklerine meme verdik­ten sonra selülitlerinin kaybolduğunu bildirdiler. Oysa, ilk hamileliklerinde aynı şeyleri yapmadıkları için bu durum görülmemişti.Bu durumda iki faktörün birleşmesi bu sonucu yarat­maktadır: Meme vermek ve beslenme alışkanlığını değiş­tirmek.Anne adayları bunu deneyebilirler… Anne olmayacak­lar için ikinci bir mucize çare vardır, eğer mideleri kaldınrsa, beslenme alışkanlığım düzeltmenin yanı sıra bir ba-lıkyağı kürü yapsınlar.Balık yağının karın bölgesindeki yağları azalttığı bilinir!.1 sel olarak gösterilmiştir. (Groscolas ve Belzung’un çalış­ması)Benim tanıdığım bazı kadınlar 4 ay boyunca, Yöntemi uygularken, bir taraftan da her gün 1,5 çorba kaşığı balık yağı içmişlerdi. Selülitlerin azalması yönünde ilginç so­nuçlar almışlardır. Zor olanı buna inanmak değil denemek­tir. Çünkü bu deneyi yapmak için cesur olmanız gerekiyor!Balık yağının içimini kolaylaştırmak için şu tekniği öneriyorum: Sözü edilen miktarı bir bardağa (sonradan atmak için kağıt bir bardağa) koyun, burnunuzu tıkayın ve bir yudum­da hepsini yutun. Hemen ardından şekersiz iki limon suyu için. Güç bir iş ama işe yarıyor.

- Olanakları olanlar
Eğer buraya kadar Önerilenlerden hiç bir sonuç alamadıysanız, bir estetik cerraha başvurmak kalıyor. Doktor selülitin yapısına göre uygun bir tedaviye karar verecektir. Bir çok tedavi olanağı mevcuttur: Lenf drenajı, mezotera-pi, selulolipoliz, lipojekt, lipo-endoloz ve liposuksiyon gi­bi…

Selülit Nasıl Önlenir?

Selülit yetişkin kadınların bir takıntısıdır. Zaten bu yaş­larda selülit en belirgin hale gelir. Oysa selülit yeni yetme­likten başlayan uzun bir sürecin sonucudur. Önlemenin en iyi yolu ise tedbirli olmaktır.Selülit bir çok faktörden kaynaklanır: Genetik, hormonal, dolaşımsal, besinsel ve psikolojik… Ama en Önemli faktör daima hormonaldir. Fazla ostrojen salgılanması ve­ya salgılanması normal düzeyde bile olsa ostrojene aşırı duyarlılık neden olabilir. Bu son bahsedilenler yağ hücre­lerinde (adipokist) miktar ve boyutlarını arttırırlar.Kadınsı tipte olanların, yani kalça ve baldırlarından şiş­manlama eğilimi gösterenlerde yağ hücrelerinin şişmesi daha çok görülür.Selülitin oluşum şeması basittir: Ostrojen faliyetiyle, adipokistler (yağ kabarcıkları) hacimlerini arttırıp damar­ları sıkıştırırlar. Böylece dolaşımda bozukluklar başlar.Derideki çatlamalar kalınlaşır (böylece meşhur portakal kabuğu görüntüsü olur), hücrelerin artıklarından kolayca kurtulamaz, hücredeki suda hareketleri bozulur, sinir ağla­rı baskıya uğrar. (Bu da ağrılara yol açabilir)Destek sağlayıcı bağ dokuları sertleşir ve yağ depoları­nı dört bir taraftan kapatır.Selülitten sorumlu olan hormonları sayarken araya en­sülini de koymak gerekir (Bu kitabın başından beri anlattı­ğı gibi ensülin de sorumlusu seçilen yiyeceklerdir).Stres durumunda ise böbrek üstü bezlerinden kortikoid salgılanır ve bu da selülit riski doğurur.Alınacak ilk tedbir, bu kitapta anlatılan ilkeleri uygula­yarak beslenme suçları işlemeyi önlemektir.Eğer kişinin ergenlik sonrasında dolaşım bozuklukları varsa, bacakları şişme eğilimi gösteriyorsa, çok sıcak ban­yodan ve uzun süre güneş banyosu yapmaktan sakınmalı­dır. Damarlardaki dolaşım bozukluğu için bir doktora baş vurma yerinde olur.Ayrıca çok sıkı kıyafetler de kan dolaşımını engeller (Sıkı jeanlar, çoraplar gibi).Selülitin kötü etkilerine ve yerleşmişliğine karşı savaş ta spor faaliyetleri yardımcı olur. Çünkü kaslar yeterince gelişmedikçe, yağ yastıkcıkları için yeterli yer kalır.Son olarak belirtelim ki, stresinizle başa çıkmayı öğren­mek için hiç bir zaman geç kalmış sayılmazsınız. Yoga ve sofroloji gibi teknikler size stresinizle başa çıkmanızda yardımcı olabilirler

Sevgi ve Cinsellik

Sevgi, Aşk, Cinsellik

Erotik Sohbet Hemen TIKLA!

Kendi bedenimizin cinsel hazlarını tanımada ilk adım, bebeklikten itibaren bedenimize dokunarak, masturbasyon yaparak öğrendiğimiz ve geliştirdiğimiz bedensel haz yaratan davranışlardır. Cinsel haz gelişiminin ikinci adımı, ergenlik döneminden itibaren girişilen eşli cinsel etkinliklerin yarattığı fiziksel ve duygusal boyutları olan cinsel hazlardır. Hiçbir şey hissetmediğimiz birisiyle cinsel ilişkide, cinsel uyaranlar ve davranışlar uygunsa, fiziksel anlamda cinsel haz alabiliriz. Erkekler için cinsel hazzı tanıma genellikle bu aşamalardan geçerken, kadınların çoğu bu temel basamakları atlayarak, cinselliğe doğrudan üçüncü adımla başlamakta ve bu da birçok zorluk yaşanmasına neden olabilmektedir. Cinsel hazlarımızın üçüncü basamağı, duygusal ilişkimiz de olan bir cinsel eşle sevişmektir.Cinsellikle ilgili çoğu konuda olduğu gibi, sevgi ve cinsellik bağlantısı konusunda da birçok yanlış inanış vardır. Bu yanlış inanışlar kişilerin yalnızca davranışlarını belirlemekle kalmaz, kendini onaylama, kendine değer verme, kendine ve yaşamına saygı duyma gibi kimlik boyutlarındaki algılarını da etkiler. Bu yüzden de, cinsel yaşamın doyumunu olduğu kadar, kişinin genel mutluluğunu da etkileyebilir.Bu yanlış inanışların en yaygın olanlarından biri, "cinselliğin doğal ve kendiliğinden olduğu"dur. İnsan yaşamının hemen hiçbir bölümü için artık "doğal" sözcüğünü kolayca kullanamayız. İnsan toplulukları, doğal davranışlarını artık bilemeyeceğimiz kadar uzun süredir, çeşitli kurallar ve yasaklar içinde yaşamaktadır. Bu yüzden, hiçbir toplumsal karışım olmadan yetişen insanların doğal cinsel davranışlarının nasıl olacağını söylemek, çok kolay bir şey değil. Olsa olsa, hayvanların cinselliğine bakarak,cinsel davranışların daha dürtüsel, daha erken yaşlarda gelişeceğini, cinselliğin utanmadan uzak ve daha açık yaşanacağını varsayabiliriz ama bu da yalnızca bir varsayım olmaktan öteye gitmez. Oysa, insan cinselliğinin kendiliğinden bir boyutu elbette vardır ama aynı zamanda öğrenilen ve seçilen boyutları da vardır. Doğal olarak açlık dürtümüz olması, bugünkü yemek kültürlerini, yeme davranışı üzerindeki insani denetim yeteneğimizi açıklamaz. Aynı biçimde doğal olarak cinsel dürtülerimizin olması da, cinsel davranışlarımızı ve cinsel seçimlerimizi tek başına açıklamaktan çok uzaktır. Açlık dürtümüz, hangi yemeği, nasıl pişirdiğimizi veya nasıl yediğimizi doğrudan belirlemediği gibi, cinsel dürtülerimiz de kiminle, hangi cinsel ilişkileri, nasıl yaşadığımızı tek başına belirlemez. Cinsel dürtülerimiz vardır, cinsel bilgiler ediniriz, cinsel tutum geliştiririz, cinsel deneyimler yaşarız ve cinsel davranışlarımız oluşur. Cinsel davranışlarımızın dürtüsel boyutu olduğu kadar, belki daha fazla öğrenilen bir yanı vardır. Cinselliğin öğrenme boyutunu göz ardı ettiğimizde, kendimizden beklentilerimiz gerçekleşebilecek olanların çok ötesine geçebilir. Bu beklentilerimiz, gerçek yaşamda karşılanmadığında da, düş kırıklıkları kaçınılmaz olur. Cinsellikle ilgili diğer ön yargılarımız, cinsel fizyoloji ve insan cinsel yanıtları konusundaki bilgisizliğimiz veya yanlış bilgilerimiz de buna eklenince, kendi cinselliğimizi olduğundan daha olumsuz algılayabiliriz. Kendi cinselliğimizden, hiç kimse için veya çoğu kişi için geçerli olamayacak beceriler bekleyebiliriz. Deneyimli kişiler için geçerli olabilecek, ama kendi cinsel bilgi ve deneyim düzeyimiz göz önüne alındığında, bizim için henüz mümkün olmayan becerileri bekleyebiliriz. Bu beklentilerimizin gerçek dışı olduğunu bilmediğimizde ve bunları karşılayamadığımızda, sadece cinsel yaşamımızı değil, kendimizi de olumsuz algılamaya başlayabiliriz. Bu da cinsel davranışlarımızı daha fazla kısıtlar ve yeni ve olumlu deneyimlere de engel olarak, kolayca cinsel sorunlar, cinsel işlev bozuklukları yaratır.

Seks Cinsel iliski pozisyonlari

CİNSEL İLİŞKİ POZİSYONLARI

Cinsel Erotik Sohbet için Hemen TIKLA!

Erkek Üstte : Herkes bu klasik pozisyonda başlar; erkek üstte, kadın altta, yüz yüze. Günümüzde basında bu pozisyon, olumsuz eleştirilere maruz kalmaktadır. Belki eski moda olduğundan, belki de ataerkil olduğundan dolayı. Esasında bu pozisyon, o kadar da kötü değildir. Kuvvet almak, sevgilinizle yakın temasta olmak ve hamile kalmak isteyenler için, bu pozisyon idealdir. Kadın iki bacağını yana doğru açabilir veya bacaklarını göğsüne doğru çekebilir. Bu her iki pozisyonda erkek kadının en hassas dış cinsel organına elle manipülasyon için erişemez, ama ilk pozisyonda göğüslerine erişebilir.Bu pozisyonda bir kaç varyasyon söz konusudur. İlki; kadın iskemlede veya alçak bir yatağın ucunda oturur, erkek dizlerinin üzerinde penisiyle vajinaya girebilir. Seks terapistleri her ne kadar bu pozisyonun klasik pozisyondan daha da zevk verici olduğunu iddia etseler de, çoğu insan bu pozisyonun yakın temas konusunda eksik kaldığını düşünmektedir.İkincisi; kadın karnının üstüne yatar ve erkek arkadan vajinaya girer. Çoğu kadın için bu pozisyon, G-noktasını uyarır ama penisin rahim boynuna çarpması da acı verebilir. Yüz yüze olamama dezavantajı olsa bile çoğu çiftin favori pozisyonu arasındadır.

Kadın Üstte
Bu pozisyon çok tavsiye edilir, çünkü seksin hızı kadının kontrolü altındadır. Bu pozisyonda bir kaç varyasyon vardır. Kadın her iki diziyle erkeğin kalçasını sarar. Penisi içine aldıktan sonra ya dizlerinin üstünde sekse devam eder ya da bacaklarını uzatarak. Ayrıca erkeğin üstünde dimdik oturarak da ilişkiye devam edebilir. Bu pozisyon erkek için de oldukça uyarıcıdır ve kadının göğüslerini okşama fırsatı verir. Bazen bu pozisyonda kadın erkeğe sırtını dönerek erkeğin üstünde olur. Bu pozisyon, her iki taraf için farklı duygular yaratsa da, yüz yüze olmamanın verdiği dezavantaj burada da geçerlidir. Bazen bu pozisyonda kadın erkeğe sırtını dönerek erkeğin üstünde olur. Bu pozisyon, her iki taraf için farklı duygular yaratsa da, yüz yüze olmamanın verdiği dezavantaj burada da geçerlidir.

Ayaktayken
İlk etapta çabucak seks yapmayı anımsatır. Bu pozisyonda başarılı olabilmek zordur. Penisin vajinaya girebilmesi güç olabilir. Kadınlar genelde erkeklerden daha kısa boylu oldukları için, kadının ya merdiven basamağında ya da duvardan destek alması ile bu pozisyonda başarı elde edilebilinir. Bu pozisyonun başka bir varyasyonu da kadın yüzünü ya duvara veya tutunabileceği herhangi bir şeye verir, erkekte vajinaya arkadan girer. Bu pozisyon, yüz yüze olan pozisyondan çok daha kolaydır.

Otururken
Bu pozisyon, ancak yavaş seks için uygundur. Erkek ya iskemlede oturur veya yerde bağdaş kurarak. Kadın erkeğin üstüne oturur. Yüz yüze veya sırt yüze bakarak da olabilir. Bu pozisyon birbirinizi okşamak, birbirinize sarılmak ve yakın ten teması için idealdir.

Arkadan
Burada kadın dizinin üstünde durup erkek arkadan penisiyle vajinaya girer. Bazı insanlar bu pozisyondan nefret eder. Nedeni ise; hem duygusallıktan yoksun, hem de "erkek egemenliğini" vurgulayan bir pozisyon olması. Bazılarının bu pozisyondan hoşlanması ise özgürlüğün olması ve gücün kullanabilinmesinden kaynaklanır.

Yan Yana
Bu pozisyonların hepsi erkek üstte pozisyonu gibidir; tek fark partnerler yan yanadır. Buradaki tek zorluk, yüz yüze durumunda partnerlerden bir tanesi, bacağını partnerin üstüne atması gerekiyor. Bu da zaman zaman krampla sonuçlanabiliyor. Kadın erkeğe sırtını verdiği durumda, yavaş ve rahatlatıcı ilişki elde etmek mümkündür. Hatta bu pozisyonda uyumak bile mümkündür.

Cinsel iliskide aci cekme sebepleri

Cinsel İlişkide Acı Çekme Sebepleri

Cinsel Erotik Sohbet Hemen Tıkla!

Cinsel yaşamda tüm duygu ve coşkular türlü roller oynarlar. Bunların, sonuçlan kişiden kişiye ve de cinsel faaliyetin şekline göre değişen etkileri vardır. Acı ve ağrı duyma da bunlardan biridir. Bir çok hekimler, acı duyma ile cinsel coşku arasında çok yakın bir benzerlik ve bağ olduğunu öne sürmüşlerdir Özellikle kadının cinsel yaşantısının her bölümünde acının kesin ve kaçınılmaz bir yeri, bir payı olduğu ileri sürülür. Erginlik çağına girdiği ve ilk adet görmeğe başladığı dönemlerde kasık bölgelerinde zaman zaman ağrılar duyar. Hattâ bunlara gelişme ağrıları gibi adlar verilmiştir. Daha sonra, cinsel ilişkiler kurmaya yeni başladığında, erdenlik zarının yırtılması az ya da çok acı uyandırabilir.Gebeliğin ve doğumun da ayrı ayrı acılı devreleri vardır. Normal sayılmayan ya da tam bir cinsel doyuru ile sonuçlanmayan birleşmeler de kadına acı çektirebilir. Buna karşılık, bazı kadınlar olağan acıları da, bilgisizlik ya da cinsel eğitimin yetersizliği yüzünden gözlerinde fazla büyütürler. Bu kadınlarda cinsel birleşmeye karşı bir «acı duyma korkusu» yerleşir. Birçok kadınların cinsel birleşmelerden herhangi bir tat duymayıp, tam tersine yalnızca acı duymalarının bir nedeni de işte bu acı duyma korkusudur.Öte yandan, cinsel coşkuya kendilerini tüm derinliği ile salıveren kadın ve erkeklerde de acı duygusuna çok benzeyen birtakım belirtiler görülür. Cinsel birleşmenin en yüksek coşku noktasında, kadın ve erkeğin yüzleri, büyük acı çekmekte olan kişilerin yüzündeki ifadeleri taşır. Can acıtan bir takım sevişme hareketleri bu cinsel coşku içerisinde hoşa bile gidebilir. Kişinin cinsel yaşantısını ilk olarak bilimsel açıdan ele alan ve bu nedenle de modern cinsellik biliminin babası sayılan Havelock Ellis, bir kitabının «aşk ve ağrı» başlığını taşıyan bölümünde şöyle demektedir: «Erkeğin kadına karşı gücünü göstermek için onun canını acıtmaktan zevk alışı, onun cinsel içgüdüsünün olağan unsurlarından biridir. Normal bir erkek, sevdiği kadını biraz hırpalar ve ona bir dereceye kadar bedenî acı verirse, bunu o kadına zulüm ya da işkence yapmak isteği ile yaptığı söylenemez. O yalnızca, hattâ belki de bilinçsiz olarak, sevdiği kadını hırpalamanın ona karsı duyduğu sevginin bir sonucu olduğunu kabul eder. Zaten bu gibi durumlarda ters tepki gösteren kadınların sayısı çok azdır. Cinsel coşkunun baskısı altında bedenî gücünü böylece açığa vuran ve sevdiği kadını hırpalayan erkek, bu hırpalamadan kadının hoşlanacağına inanır. Bundan başka, unutulmaması gereken, dikkate değer bir nokta daha vardır. Cinsel coşku- içinde bulunan bir kadında görülen belirtiler ve davranışlar, can acısı duymakta olan bir kişide görülen belirtilere son derece benzer. Bir kadın yazarın da pek doğru olarak belirttiği gibi «bir zulüm ya da işkencenin meydana getirdiği acı ve ağrıların dış belirtileri, gözyaşları, çığlıklar, inlemeler, vb., cinsel zevk ve coşku içinde kendini yitirmiş ve erkeğe artık yapmamasını yalvardığı halde, aslında gerçek istediğine kavuşmuş olan bir kadının gösterdiği belirtilerden pek değişik değildir.»Ancak, acı duyma ya da acı vermenin bu olağan sayılan biçim, ve sınırları dışına çıkıldığı zaman yalnızca ezilmekten tat duyma Algolagni, yalnızca can acısından tat duyma Dulolagni, işkence etme sadizm ya da işkenceye uğramayı mazoizm tek cinsel haz kaynağı haline getirme gibi sapıklıklar meydana çıkar.

Kadinlarda Orgazm Boşalma

Kadınlarda Orgazm

Erotik Cinsel Sohbet Hemen Tıkla!

Gerek erkekte, gerekse kadında, erkek ve kadın etkenlerinin karışık şekilde bulunduğu çoğu kez söylenir. Çok doğrudur bu. En erkek insanda bile kadınca nitelikler vardır.Erkekteki kadınsı elemanları, onun idealize ettiği kadın tablosu belirler. Bu kadın, iyi sevişir ve gerektiği zaman iyi bir kızkardeştir. O, akıllı ve iyi bir ev kadını olmalı, fakat yatakta bir profesyonel gibi davranmalıdır.Bunun aksi de erkeksi etkenleri olan kadın için söylenebilir: İdeal koca iyi bir sevgili, fakat aynı zamanda iyi bir ağabey veya küçük bir bebek gibi olmalıdır. Ekonomik yetenekleri, toplumda sayılan bir yeri, kurnazlık ile karışık şefkat duyguları olmalıdır.Fakat birçok durumda erkeklerin, erkeklik özellikleri dedikleri şeylerin sadece anne sevgisi olduğunu bilmek gerekir. Ayrıca özellikle aşırı utanç duyguları olan çok kadınsı kadınlar, zaman zaman cinsel ilişkide yönetici rolü üzerlerine almak için erkeğin yerine geçmeyi ister.1. Kadın, kocasına bir bebekmiş gibi davranmayı ister. Böylece annelik içgüdülerini tatmin etmeyi arzular. Bunu gerçekleştirebilmek için onunla yer değiştirmek zorundadır. Erkek sırtüstü yattığı zaman, kadın genellikle kadının yukarda olduğu pozisyonu yeğ tutar; yan pozisyona yanaşmaz. Eğer sonuncusunu birincisine kocasının üstelenmesi olmadan yeğlerse, bunu o kadının erkeklik elemanına yormalıyız, annelik içgüdüsünün ifadesi şeklinde görmemeliyiz.2. Kadın, erkeği kadın yapmayı arzulamaz, sadece erkek rolünü ve hareketlerde inisiyatifi üzerine almayı ister. Bazı psikoterapistlerin bunu kadının erkeğe karşı duyduğu nefret, sadizm veya penisi kıskanmak şeklinde açıklamaları pek haklı görülmez.3. Öte yandan, kadın, sevdiği erkeğe vücudunu göstermekten hoşlanır; özellikle vücudundan gurur duyarsa. Böylece erkeğin övgü dolu sözlerini ve onun daha kuvvetlenen sevgisini arar. Kadın, zaman zaman vücudunu yukarı kaldırabilir, fakat bunu, örneğin, daha az estetik görünüşlü, oturma pozisyonunda seve seve yapmaz.Erkekler, kadınların erkeğin yerini alma arzuları hakkında, çoğu kez ön yargılara dayanan bazı düşüncelere sahiptirler. İşte bu düşünceler, erkekleri rahatsız eder.

Testis Urlari Tedavisi

Testis Urları

Erotik Sohbet için Hemen TIKLA!

Testis urlarının çoğu 20-30 yaşları arasında varlıklarını belli ederler. Bunlar içinde, kötü tabiatlı olan urlar çoğunluktadır. Erkeklerde görülen kanserlerin %0.5'i testisten oluşmuş urlardır. Bu urların meydana geliş nedeni kesinlikle bilinmez. Ancak çoğunlukla erkeğin cinsel yönden en aktif olduğu devrede görülmeleri cinsel faaliyet ve ona yol açan etkenlerle bu urlar arasında bir ilişki olabileceği düşüncesine yol açmıştır. Bu ara, yerine inmemiş testislerde ur oluşumu olağanlığının da yerine inmiş testislere oranla daha yüksek olduğunu belirtmek gerekir. Testis urları, mikroskop altında incelendiklerinde ortaya çıkan görünümlere göre şu tiplere ayrılırlar:
Teratoma: Bir insanda bulunan dokuların hemen hepsine benzer hücreler meydana getirme yeteneğinde olan testis hücrelerinden oluşurlar. Teratomların değişik tip leri vardır.
İntersisyel Hücre Urları: Bu urların %90'ı kanser tabiatlı değildir. Erkeklik hormonu salgılamaları sonucu, bazen erken ergenliğe yol açarlar. Bir miktar kadınlık hormonu salgılayan tipleri bazen erkekte memelerin büyümesine neden olabilir.
Sertoli Hücreli Urlar: Bu urlar nadir olup genellikle iyi tabiatlıdırlar. İlginç yönleri kadınlık hormonu salgılamaları ve bu nedenle erkekte kadınlaşma belirtilerine yol açmalarıdır.Testis urlarının yaklaşık olarak %15'i gonadotropin hormonu salgılarlar. Bu hormonun insan kanında ve idrarında yüksek değerlerde bulunmasının saptanması esasına dayanan gebelik testleri bu nedenle pozitif çıkabilir. Erkeklere uygulanan gebelik testinin pozitif çıkmasına yo! açan testis urları genellikle kötü tabiatlıdırlar.Testis urlarının belirtisi çok kere bu bölgede bir büyümeden ibarettir. Hormon salgılayan urlar da bu belirtiye salgılanan hormonun tipine has belirtiler de eklenir. Tedavisi testislerin çıkarılması, urlar kötü tabiatlı ise bu bölgeye sonradan ışın tedavisi uygulanmasıdır. Son yıllarda bulunmuş olan Methotraxate ve Actinomycin-D gibi ilaçlar bu urların tedavisinde başarı oranını yükseltmişlerdir

Seks Klitoris Orgazm

Seks, Klitoris ve Orgazm Üçgeni

Bazen seks neden acı verir?
Vajinal sıvının yeterli olmadığı durumlarda, eğer bir kayganlaştırıcı da kullanmadıysanız, doğacak tahrişlerden ötürü seks acı verebilir. Seks sonrası küçük ağrılar genellikle problem yaratmayacak cinstendir. Ancak, ağrı sürekli hale geliyorsa ve her birleşme sırasında ve sonra yineleniyorsa, mutlaka doktora görünün. Çünkü bu tip ağrılar vajinal kistlerin ve yaraların habercisi olabilir. Birleşme sonrası kaşıntı ve tahriş yaşıyorsanız, belki de meni alerjiniz vardır. Siz siz olun, işinizi şansa bırakmayın ve doktora görünün.

Klitoris seksten sonra neden hassaslaşır?
Klitoris, bir aysberge benzer... Yani göremediğiniz tarafları, gördüğünüzden çok daha fazladır. Erkeklerdeki penise benzer bir yapısı vardır. Seks sırasında içindeki kılcaldamarlar kanla dolar. Dokunulmaya karşı duyarlılığı artar.

Orgazm sonrası kendimizi neden daha iyi hissederiz?
Orgazm, damarlarımızdaki kan akışını hızlandırır ve dolaşımı canlandırır. Meditasyon kadar etkili bir rahatlama yöntemidir. Bungee Jumping yapmış birinin yere ayak bastığı andaki rahatlama hissini düşünün. Orgazm, biraz da buna benzer.

24 Eylül 2008

Anne Sutu ve cocuk icin faydalari

Anne Sütü ve Faydaları

Cinsel Sohbet Hemen TIKLA!

Anne sütünün yararları ve emzirmenin önemi saymakla bitmez. Emzirme son derecede sağlıklı ve doğal bir yöntemdir. Her memeli canlı gibi insanlar da yavrusunu doğumdan hemen sonra emzirmelidir.İşte yapılan bilimsel çalışmalar sonucu ortaya çıkan ve önemi her geçen gün artan emzirmenin yararları:1. Dünya Hekimleri, WHO ve UNICEF emzirmeyi öneriyor.Anne sütü ister prematüre, ister hasta doğmuş olsun, tüm yeni doğanlarda tercih edilmesi gereken beslenme şeklidir. Amerikan Çocuk Hekimleri Akademisi’ne göre emzirme en az 12 ay devam etmelidir, bu süreden sonra isteğe bağlı olarak emzirme devam edilebilir.Özellikle doğumdan sonra ilk 6 ayda, bebekler anne sütü haricinde hiç bir ek gıdaya gereksinim duymazlar.2. Emzirme kadınlara özel bir durumdur ve anne ile bebek arasında güçlü bir duygusal bağ oluşmasını sağlar. Bu güven bağı çocukluk dönemine kadar devam eder.Emzirme ile anne vücudundan “oksitosin” isimli hormon salgılanır. Bu hormon hem sütün memelerden dışarı atılmasından sorumludur hem de doğum sonrası rahmin toparlanmasını kolaylaştırır. Aynı zamanda annelik güdüsünün gelişmesine yardımcı olur ve anne ile bebek arasında güçlü bir bağ gelişmesini sağlar.3. Emzirme bebeğin duygusal gereksinimlerini karşılar.Tüm bebekler kucaklanmayı ister. Çalışmalar kucakta tutulmayan prematür bebeklerde ölüm riskinin daha fazla olduğunu göstermektedir. Bir bebek için, kaç aylık olursa olsun emzirme esnasındaki pozisyonundan daha rahat bir duruş şekli yoktur. Bu bebeğin ruhsal gelişimi için son derece önemlidir.4. Anne sütü bebek için mükemmel bir besin maddesidir.Anne sütü türe özgü bir salgıdır ve başka hiçbir besin maddesi anne sütünün bebeğe sağladığı yararları sağlayamaz.5. Emzirmemek annede meme kanseri riskini arttırır.Yapılan çalışmalarda emzirmenin meme kanseri riskini azalttığı saptanmıştır. En az 24 ay emzirenlerde bu azalma % 25 oranında olmaktadır. Emzirmeye genç yaşlarda başlayanlarda bu azalma daha fazla olmaktadır.6. Anne sütü her zaman hazırdır.7. Anne sütünün sindirilmesi daha kolaydır.Bebekler annelerinin sütünü diğer memeli hayvanların sütüne göre daha rahat sindirebilirler. Bunun muhtemel nedeni anne sütünün içerdiği türe özgü bir enzimdir. İnek sütünde daha fazla protein olmasına karşın sindirimi daha zordur ve bebekler bütün bu proteinleri kullanamazlar.8. Mama ile beslenme kız bebeklerin ileride meme kanseri olma riskini arttırmaktadır.Bebekliklerinde anne sütü yerine mama ile beslenen kız çocukların ileriki yaşamlarında meme kanserine yakalanma riski anne sütü alanlara göre %25 artmaktadır.9. Anne sütü mekonyumun atılmasını kolaylaştırır.Bebekler bağırsaklarında “mekonyum” adı verilen koyu kıvamlı yapışkan bir madde ile doğarlar. Anne sütü mekonyumun bağırsaklardan atılmasını kolaylaştırır.10. Mama ile beslenme daha düşük zeka düzeyi ile bağlantılıdır.Yapılan araştırmalarda bebekliklerinde anne sütü ile beslenen gençlerin mama ile beslenenlere göre zeka düzeylerinin daha yüksek olduğu ve okulda daha çok başarı gösterdikleri saptanmıştır.11. Emzirme Crohn hastalığına karşı koruma sağlar.Emzirme ciddi bir barsak hastalığı olan “Crohn hastalığı”na karşı koruyucudur. Crohn hastalığı bağırsakların enflamatuar bir rahatsızlığıdır.12. Emzirme sayesinde annenin doğum sonrası kilo vermesi kolaylaşır.Emziren anneler günde 500 kalori fazladan harcarlar. Bu da kilo vermeyi kolaylaştıran bir etkendir.13. Emzirme doğum sonrası kanamaları azaltır.Emzirme ile salgılanan oksitosin hormonu rahmin kasılmasını sağlarken açık olan kan damarlarının da kapanmasına yardımcı olur ve bu sayede doğum sonrası kanamalar azalır.14. Emzirme doğum sonrası annenin rahminin küçülmesini kolaylaştırır.Emzirmeyen annelerin rahimleri doğum öncesindeki boyutlarına asla dönemez. Her zaman eskisinden biraz daha büyük kalır.15. Pre-term süt özellikle erken doğan bebekler için tasarlanmıştır.Zamanından önce doğum yapan annelerin sütü, miadında doğum yapanlardan daha farklıdır. Bu dönemde süt “ağız” adı da verilen ilk süte yani “kolostruma” benzer ve erken doğan bebeğin sağlığı için gereklidir. Mikroplara karşı antikor ve protein deposu olan kolostrum bebeğin adeta bir “ilk aşısı” dır.16. Anne sütü bağışıklık ile ilgili maddeler içerir ve bebeğin bağışıklık sisteminin gelişimini kolaylaştırır.17. Mama ile beslenen bebeklerde tip 1 diabet riski artar.Yapılan çalışmalarda çocukluk döneminde fazla miktarda inek sütü içen kişilerde bu süte karşı antikorların yüksek olduğu ve bu durumun da insüline bağımlı diabet riskini arttırdığı bulunmuştur.18. Emzirme “endometriozis” gelişimini azaltır.19. Emzirme annede yumurtalık kanseri riskini azaltır.Araştırmalar emziren annelerin ileriki yaşamlarında over kanserine yakalanma riskinin emzirmeyenlere göre daha düşük olduğunu göstermektedir.20. Emzirmeme annede endometrium kanseri riskini arttırır.Araştırmalar emziren annelerin ileriki yaşamlarında over kanserine yakalanma riskinin emzirmeyenlere göre daha düşük olduğunu göstermektedir.21. Mama bebekte alerji gelişme şansını arttırır.Mama ile beslenen bebekler anne sütü ile beslenenlere göre daha yüksek oranda alerjik bünyeye sahiptirler.22. Mama “ani bebek ölümü sendromu” riskini arttırabilir.Hiçbir sebep olmadan bebeklerin aniden ölümü “ani bebek ölümü sendromu” olarak adlandırılır. Mama ile beslenen bebeklerde bu risk daha yüksek bulunmuştur.23. Anne sütü bebekte kulak enfeksiyonları sıklığını azaltır.24. Anne sütü bebekte astım ve diğer alerjik hastalıkların görülme riskini ve sıklığını azaltır.25. Anne sütü bebeği ishale karşı korur.26. Anne sütü bebeği “bakteriyel menenjite” karşı korur.27. Anne sütü bebeği “solunum sistemi enfeksiyonlarına” karşı korur.28. Anne sütü bebeği bazı “lenfoma” türlerine karşı korur.29. Anne sütü bebeği “juvenil eklem romatizma”sına karşı korur.30. İnek sütü bağırsaklar açısından irritandır (tahriş edici etkide).31. Anne sütü bedavadır.32. Mama ile beslenen bebekler ileriki yaşantılarında şişmanlık açısından daha fazla risk altındadır.33. Anne sütü bebeği bazı “görme kusurlarına” karşı korur.Bangladeş’de yapılan bir çalışmada emzirmenin, hem kırsal hem de kentsel alanda yaşayanlarda gece körlüğüne karşı koruyucu bir faktör olduğu saptanmıştır. Bebeğin yaşantısının ilk 24 ayında en önemli A vitamini kaynağı annesinin sütüdür.34. Anne sütü aşıların etkinliğini arttırır.Anne sütü ile beslenen bebeklerde, aşılardan sonra görülen bağışıklık cevabının daha güçlü olduğu saptanmıştır.35. Emzirme doğal bir gebelikten korunma yöntemidir.Uygun şekilde yapılan bir emzirme gebelikten en az 3 ay süreyle gebelikten korunmayı sağlar.36. Anne sütü ile beslenen bebekler daha az doktora gider.Anne sütü ile beslenen bebekler genel olarak daha sağlıklı oldukları için daha az doktora gitme gereksinimi görülür.37. Emzirme annede ileride kemik erimesi şansını azaltır.Bulgular emzirmeyen kadınlarda kemik erimesinin 4 kat fazla görüldüğünü ortaya koymuştur.38. Anne sütü daha iyi sosyal gelişim sağlar.Anne sütü ile beslenen bebeklerin psikomotor ve sosyal gelişimi mama ile beslenenlere göre belirgin derecede daha iyidir.39. Anne sütü her zaman uygun konsantrasyonda besin maddesi içerir.40. Anne sütü bebek için doğal bir sakinleştiricidir.Anne sütünün içerdiği bazı kimyasal maddeler bebeğin daha kolay uykuya dalmasına yardımcı olur. Sinirli bebekler daha kolay sakinleşir.41. Emzirmek mama hazırlamaya göre kolaydır.42. Anne sütü çevre ile barışıktır.Emzirme, şişe, kutu, paket gibi atık maddeler içermediğinden çevre ile dosttur.43. Anne sütü ağrı kesicidir.Anne sütü içerisinde bulunan “endorfinler” bebek için doğal bir ağrı kesici görevi görür.44. Anne sütü her zaman temizdir.45. Emzirme bebeğin diş sağlığı için yararlıdır.Memeden emmek, biberondan emmeye göre bebeğin diş ve çene gelişimi için daha uygundur. Memeden emerken biberona göre 60 kat fazla enerji harcayan bebeğin çene kasları daha kuvvetli olur. Düzgün gelişen bir çenede çıkan dişler daha düzgün ve sağlıklı olur.46. Anne sütü alan bebeklerde “reflü” daha az görülürEmziren annelerin bebeklerinde mide içeriğinin yemek borusuna kaçması (reflü) daha kısa süreli ve daha az olur.47. Emzirme annenin kendine olan saygısını güçlendirir.48. Anne sütü her zaman uygun sıcaklıktadır.49. Anne sütü sentetik hormonlar içermez, tamamen doğaldır.

Akraba Evliligi Sakincalari

Akraba Evlilikleri - Yaşanan Problemler

Türkiye gibi akraba evliliklerinin yoğun olduğu ülkelerde, sakat bebek doğumları çok sık görülmektedir. Akraba evliliklerin görülmesinin sebepleri arasında genellikle, aileye ait mal varlığının dağılmaması, aile bireyleri arasındaki sevgi ve saygıyı korumak, akrabaların evlilik ve sosyoekonomik beklentilerinin aynı olması ve karşı cinsle rahat iletişime girememe gibi etkenler sayılabilir. Akrabalar arasında yapılan evliliğe endogami denilmektedir.Kalıtımın taşıyıcısı genlerdir. Bizler nesiller öncesinden gelen atalarımızın bize hediye ettiği genetik kalıtımla yaşama başlamaktayız. Vücudumuzun büyüyüp gelişmesi ve çalışması genlerimizin kontrolü altındadır. Yaşamın temel taşı olan gen’ler, bir DNA molekülündeki belirli bir özellik içeren kesitine verilen addır. Her bir gen ya da birkaç gen kümesi bizdeki bir özelliğin bilgisini içerir. Anne ve babadan eşit olarak geçen genler, bizdeki tüm yaşam duvarlarını örer. Genler hücrelerde bulunan kromozomların kısımlarıdır. Dolayısıyla genler, kromozomlarla birlikte çoğalarak, hücre bölündükçe yeni hücrelere geçerler. Kişide her genin, biri anneden biri babadan gelmiş olan iki kopyası (aleli) bulunur. Bazen genin bir kopyasının yapısı bozuktur ve bu bozuk kopya yüzde elli olasılıkla çocuğuna geçer. Bozuk bir gen, kişinin bazı vücut işlevlerinin bozulmasına neden olur. Bir karaktere ait olan özelliğin diğerine baskın olması halinde o karaktere baskın (dominant) gen , baskın olmayan gen’e resesif (çekinik) gen denir. Bir karakterin çıkması, iki aynı gen frekansının karşılaşması demektir. Eğer bir hastalığa ait gen (resesif) anneden aktarılırken, babadan da aynı (resesif) gen ile karşılaşırsa o hastalık mutlaka doğacak olan çocukta çıkacaktır. Eğer , anneden resesif gen, babadan da dominant gen karşılaşırsa bu sefer doğacak çocuk da tıpkı anne ve babası gibi hastalığın taşıyıcısı olacak, ama o hastalık açığa çıkmayacaktır. Aynı karakterde iki resesif genin karşılıklı gelmesi çekinik alleller sonucu hastalık çıkar. Anne ve babadan iki baskın gen (dominant) alan çocuk (baskın alleller) ise tamamen sağlıklıdır.Dolayısı ile, akraba evliliklerinde aynı gen yapısına sahip olan ailede , resesif genlerin birbirleriyle karşılaşma ihtimalleri, daha fazla olacaktır. Buna örnek olarak kahverengi ve mavi göz renklerini ele alalım. Kahverengi göz rengi dominant gen (baskın) olsun , diğeri için de mavi ise (çekinik) resesif gen diyelim. Anne-babadan birinin göz renginin mavi (m), diğerinin kahverengi (K) olduğunu düşünelim.Bebekler anne-babalarından kalıtımla; kahverengi-kahverengi (KK), kahverengi-mavi (Km), mavi-kahverengi (mK) ve mavi-mavi (mm) genler gibi dört ihtimal almış olurlar. İlk üç durumda bebeğin gözleri kahverengi (baskın renk olduğu için), son şıkta ise mavi (çekinik renk olduğu için) olacaktır. KK=K Km=K mK=K mm=m İnsanlar birçok kalıtsal hastalığın genini taşır. Normal aile yapısında da hamilelikte çocuğun hastalıklı doğma olasılığı %25, taşıyıcı olma olasılığı %50, genin bozuk kopyasını hiç almamış olma olasılığı ise %25'tir. Akraba evliliklerinde aynı soydan geldikleri için anne ve babanın aynı genin bozuk kopyasını taşıma, yani hastalığın taşıyıcısı olma olasılığı çok yüksek olduğundan çocuklarında hastalıkların oluşma şansı çok daha fazladır. İşte akraba ile evlenme, zararlı baskın ve çekinik genlerin üst üste gelerek frekanslarının çakışması sonucu ortaya çıkma ihtimalini artırdığından genetik hastalıkların görülmesine yol açabilmektedir. Bunların çocukta görülmesi için ana ve babanın her ikisinin de en az bir zararlı çekinik gene sahip olması gerekir. Biraz önceki göz rengi örneğinde olduğu gibi, mavi göz renginin çekinik genleri, hem anneden hem babadan gelirse, çocuk mavi gözlü olacaktır. Dolayısı ile akraba evliliklerinde aynı gen yapısına sahip olan ailede , zararlı (resesif) genlerin birbirleriyle karşılaşma olasılığı fazla olacaktır. Akraba ile evlenme, kalıtımla geçen hastalıkların bulunduğu ailelerde bu yönden sakıncalıdır. Böyle durumlarda bazı çekinik genler çakışabilecek ve böylelikle hasta çocukların doğma ihtimali artacaktır. Hastalığın çıkması, iki resesif genin karşılık olarak bir araya gelmesi demektir. Bilindiği üzere resesif genler hastalık taşıyan genlerdir. Ailede genetik dağılım ,erkek ve kız kardeşlerde, genellikle genlerin yarısı birbirinin aynıdır. Gen ortaklarının oranları, akrabalık uzaklaştıkça küçülür. Torunlar, dede ve ninelerin dörtte bir genine sahiptir. Yeğenlerin genleri ise, genellikle amca ve halalarının, dayı ve teyzelerinin dörtte bir genine eşittir. Daha uzak akrabalıklarda bu oran, kardeş çocuklarında olduğu gibi sekizde bire düşmektedir.

Kan uyuşması çözüm müdür?

Akraba evliliğinde Kan uyuşmazlığı kan grubu ile değil kanınızdaki Rh faktörü ile ilgilidir. Yalnızca kadının Rh - , erkeğin ise Rh + olduğu durumlarda oluşabilir. Kan gruplarının uyuştuğu hallerde doğum sonrasında çocuklarda kalıtımsal hastalıklar görülmüştür.Erkekte bulunan Rh faktörünün genetik aktarımla ana karnındaki fetüste ortaya çıkması anne ile bebek arasında bir kan uyuşmazlığının ortaya çıkmasına neden olacaktır. Günümüzde akraba evliliklerinde en çok görülen hastalıklar; zekâ geriliği (fenilketonüri), Akdeniz Anemisi, Alzeimer, Parkinson, Huntington hastalığı ve nöron ölümüdür, özürlü ve ölü doğumlar da bu örnekler arsında sayılmaktadır. Çocuk Doğmadan Önce Kalıtsal Bir Hastalığın Tanısı Konulabilir mi? Gen analizi de denilen DNA analizi yöntemleriyle artık hamileliğin ilk üç ayında birçok hastalığın tanısı konulabilmektedir.Genetik bilimin gelişmesi ile bazı hastalıklarda daha anne karnında müdahale çalışmaları hız kazanmıştır. Bebeğin anne karnında içinde yüzdüğü sıvıdan, ya da beslenmesini saglayan kordondan alınan sıvıların incelenmesiyle bir anormallik olup olmadığı % 93 oranında kesinleştirilebiliyor.Yapılan testlerde, anne karnındaki bebeğin ense kalınlığı ölçülüyor. Bebeğin ensesinde fazla sıvı birikmesi, doğuştan zekâ geriliği anlamına gelen Down sendromunun habercisi olabiliyor. Ayrıca bazı kromozom bozukluklarında ve doğumsal kalp hastalıklarında da bebeklerin ense kalınlığı artıyor. Bu çalışmalar ilerisi için umut veren gelişmelerle devam etmektedir.

Aids Hangi Yollarla Bulasir Tedavisi

AIDS

Erotik Sohbet için Hemen TIKLA!

Ölümle sonuçlanan mikrobik bir hastalıktır. Bu mikrop bulaştıktan sonra, bağışıklık sistemini bozarak, insanın birçok hastalığa karşı kendini koruyamamasına sebep olur. Ancak, hastalık belirtileri, genellikle hemen ortaya çıkmaz. Zamanla vücudun savunma sistemi yavaş yavaş ortadan kalkar ve ortalama 10 yıl sonra, çeşitli hastalık belirtileri görülmeye başlar. AIDS hastalığı ortaya çıksın, çıkmasın, mikrobu taşıyan kişiler başkalarına bulaştırabilirler.Bir insanda AIDS mikrobu olduğunu belli edecek net bir işaret yoktur. Kişinin kendi kendine tanı koyması mümkün değildir. Kesin tanı, ancak kan muayenesi ile konulur. AIDS'in halen kesin tedavisi yoktur ve henüz koruyucu bir aşı bulunamamıştır.Mikrop, kişiden kişiye 3 yol ile geçebilmektedir: cinsel ilişki yoluyla, kan yoluyla ve anneden bebeğine.

AIDS'ten korunmak için şu önlemler alınmalıdır:

Mikrobu taşıyıp, taşımadığı bilinmeyen kişiler ile girilen cinsel ilişkilerde kondom kullanılmalıdır. Kontrol edilmemiş kan ve kan ürünleri kesinlikle kullanılmamalıdır. Şırınga, iğne, jilet gibi her türlü delici ve kesici alet, başkaları ile paylaşılmamalıdır. Çiftler evlilik ve hamilelik öncesinde AIDS testi yaptırmalıdır. AIDS mikrobu, vücut dışında yaşayamayan çok dayanıksız bir virüstür ve dış ortamda kısa sürede ölür. Bu yüzden el sıkışma, sarılma, dokunma, aynı tabaktan yemek yeme ile, tuvalet ve banyolardan geçme tehlikesi yoktur.

Cinsel İlişki İle Bulaşma

AIDS ülkemizde ve dünyanın birçok bölgesinde en fazla kadın-erkek arasındaki cinsel ilişki yoluyla bulaşmaktadır. Bunun yanı sıra, iki erkek arasındaki eşcinsel ilişkiler de AIDS'in bulaşması açısından önemli yollardandır. Bu yol ABD'de en sık görülen yoldur.Cinsel ilişki sırasında kadın ve erkek cinsel organlarındaki, makattaki zedelenmeler mikrobun sağlam kişinin vücuduna girmesine yolaçar. Cinsel organlarda herhangi bir hasar olmaksızın da geçiş olabilir. Cinsel ilişki sayısı ile bulaşma riski artmaktadır. Bununla birlikte tek bir cinsel ilişkiyle de bulaşma olabilmektedir.Cinsel ilişkide, kadın cinsel organının daha geniş bir doku yüzeyine sahip olması ve ilaveten meninin daha yüksek yoğunlukta mikrop içermesine bağlı olarak, kadınlar daha fazla risk altındadırlar.Sosyal yönden riskli davranışlar; birden fazla kişi ile korunmasız cinsel ilişkide bulunmak, eşcinsellik, hayatını fuhuşla kazanan kişilerle korunmasız cinsel ilişkiye girmek olarak sıralanabilir.
Cinsel yolla bulaşmanın engellenmesinde tek çözüm; herkesin "Güvenli Cinsel Davranışlar"ı benimsemesidir. Bunun için, her iki eş karşılıklı tek eşlilik davranışı içerisinde olmalıdır. Bunun yanında cinsel ilişki ile bulaşmanın önlenmesinde bugün için bilinen en güvenli yolun, ilişkilerde kondom kullanılması olduğu daima akılda tutulmalıdır. Kucaklama, okşama, sarılma, zedeleyici olmayan öpüşmeler ile AIDS bulaşmaz. İnsanların dış görünüşlerinden HIV ile enfekte olup olmadıklarını anlayamazsınız.

Kan Yoluyla Bulaşma

Mikrobu almış kişiden alınan; kan, kan ürünleri, organ, doku ve spermin başkasına verilmesiyle, virüs bulaşabilir. Buna bağlı olarak, kan nakline yoğun olarak ihtiyaç gösteren kişiler normal nüfusa kıyasla daha fazla risk altında kabul edilirler.Kan yoluyla bulaşmanın diğer bir biçimi de, sterilize edilmemiş yani mikroptan arındırılmamış, iğne, enjektör, makas, jilet gibi diğer delici-kesici aletlerin kullanılması ile olan bulaşmalardır. Damardan uyuşturucu kullananlar kendi aralarında ortak iğne, enjektör kullanmalarına bağlı olarak, en fazla risk altındaki gruplar arasında yeralmaktadır.Kan yoluyla bulaşmanın önlenmesi için, öncelikle tüm kan ve kan ürünleri ile organ, doku, sperm vs. veren kişilerin uygun testlerle taranması gerekir. Mikropla bulaşmış veya kontrolü yapılmamış kan ve kan ürünleri hiçbir şekilde kullanılmaz. Bu tedbirler Hükümetimiz tarafından alınmıştır.Bugün için dünyada ve ülkemizde kan ve kan ürünleri nakli yoluyla olan bulaşmalar düzenli tarama çalışmaları neticesinde büyük ölçüde kontrol altına alınmış durumdadır. Kan ve kan ürünlerinin kontrolü ve tek kullanımlık enjektör uygulamasının yaygınlaştırılması ile yıllar içinde bu yolla olan bulaşmalar giderek azalmıştır.Ancak kan yolu ile bulaşmanın tamamen önlenebilmesi için, mikrop taşıyan iğne, şırınga ve kesici aletlerle bulaşmaların da önlenmesi gerekir. Uyuşturucu bağımlılığı olan ve ortak enjektör kullanımı nedeniyle mikrobu alan kişiler ise hem Avrupa Ülkelerinde hem de ülkemizde artmaktadır.Tıbbi uygulamalarda, tek kullanımlık iğne, şırınga ve malzeme kullanılmalı ya da bunlar sterilize veya dezenfekte edilmeden kullanılmamalıdır. Kişiler AIDS'ten korunmak için ortak jilet kullanımından kaçınmalı, makas, kesici delici tırnak bakım malzemelerinin steril olduğundan emin olmadan kullanılmalarına izin vermemelidirler. Bu aletlerin 20 dakika kaynatılması veya çamaşır suyunda bekletilmeleri ile AIDS mikrobunun etkisiz hale getirilmesi kolayca mümkün olabilmektedir.Anneden Bebeğe BulaşmaMikrobu almış olan anne, bebeğine bulaştırabilir. AIDS mikrobu, hamilelik esnasında, doğum sırasında veya anne sütü ile bebeğe geçebilir. Anneden bebeğe bulaşma oranı kesin olarak bilinmemekte, %30 civarında olduğu tahmin edilmektedir.Annneden bebeğine bulaşmayı en erken devrede tanımlamak ve gerekli önlemleri alabilmek için gebelik öncesi AIDS tarama testleri yaptırılmalıdır.Mikrobu aldığı bilinen kadın için önerilebilecek tek yol hamilelikten kaçınmaktır. Çünkü doğacak bebeğin AIDS'e yakalanma olasılığının yanısıra, öksüz ve yetim kalma olasılığı da gözönüne alınmalıdır. Gebelik oluştuktan sonra nihai karar aileye ait olmak üzere gebelik sonlandırılabilir.Son yıllarda ülkemizde de AIDS'li bebek doğumlarında artış olmuştur. Bugüne kadar annesinden AIDS mikrobu alan 6 bebek bildirilmiştir.AIDS Tanısı ve TestlerAIDS'in kesin tanısı, laboratuvar tetkikleri ile konulur. En fazla kullanılan tanı yöntemi; tarama testleri ile kanda antikor tayinidir. Antikor, mikroba karşı vücudun geliştirdiği maddelere denilir ve bunlar mikrop girdikten ortalama 3 ay sonra oluşurlar. Bu süre 6 haftadan 1 yıla kadar değişebilmektedir. Dolayısıyla maruziyetten hemen sonra yapılan testler doğru sonuç vermeyebilir. Bu nedenle riskli davranışta bulunan kişinin durumu en erken 3 ay sonra belli olabilir.İlk tarama testleri ile pozitif bulunan tüm örnekler mutlaka daha ileri teknik gerektiren doğrulama testi ile incelenir. Çünkü başka nedenlere bağlı olarak hatalı pozitiflik görülebilmektedir. Doğrulama testi ile tekrar pozitif bulunan kişi AIDS mikrobu ile karşılaşmış demektir.Tarama testleri, ülkemizde bulunan devlet hastanelerinde, halk sağlığı loboratuvarlarında, özel hastane ve loboratuvarlarda, Kızılay kan merkezlerinde, üniversite hastanelerinde yapılmakta olan kolay ve ucuz testlerdir. Test başvurusunda, adınızı kodlayarak verebilir, kimliğinizi saklayabilirsiniz. Yasal olarak, kimlik bilgileriniz bilinse bile sağlık kuruluşunda gizli tutulmak zorundadır ve izniniz dışında açıklanamaz.Mikrobu aldığınızdan herhangi bir şüpheniz varsa, hem bir an önce gerekli tıbbi yardımı almak, hem de sevdiklerinizi korumak için test yaptırınız.

Adet Kanamasi Gebelikte Cinsel iliski

Adet kanaması sırasında cinsel ilişki ve gebelik

Erotik Sohbet için Hemen TIKLA!

Öncelikle adet kanamasının ne olduğunu bilmek gerekir.Adet kanaması kadın rahmi içindeki bir dokunun kanayarak dokulmesidir.Bu doku gebelik sırasında bebeğin yapıştığı ve beslenmesi için gerekli koşulları sağlayan özel bir yapıdır.İşte bu doku gebelik oluşmadığı her ay bir dahaki yumurtlamaya yeniden hazırlanması için üstteki tabakasını kanayarak doker ve alttan yeni doku oluşmaya başlar.Adet kanamasına ait gerçek dışı uydurmalar;Vücuttaki kirli kan atılması gibi, zehirli olduğu,vücuttan atılmasa kişiyi zehirlediği, pis olduğu ,bu sırada ilişki kurulursa kısır olunacağı gibi bu şeyler tamamen yanlıştır.Adet sırasındayken seks yapılıp yapılamayacağın cevabı ise koşullara ve kişilere ,vede kişilerin inançlarına göre farklılık gösterir.Adet sırasında yani kadının menturasyonu sırasında prezervatif (kondom - kılıf) ile seks yapılmasında ne kadın için nede erkek için tıbbi olarak bir sakınca yoktur, ne kadın nede erkek bedensel bir zarar görmez. Eğer prezervatifsiz cinsel ilişki kurulursa kadın veya erkeğin mikrop kapma şansı olabilir.Çok nadir de olsa adet kanaması sırasında gebe kalma olasılığıda mevcuttur,bunu da göz ardı etmemek gerekir.Cinsellik kişilerin bedensel ve de beyinsel özgürlüklerdir.Bu yüzden kendisi için istediği bir şeyi eğer tıbben yasaklanmamışsa koşullarına,inançlarına ve de ahlaki değerlerine göre yaşayıp yaşamayacağına ,yaşayıp yaşamak istemediğine veya yaşamaya kendisi karar verir.Tıbben bir zararı prezervatif kullanmak kaydı ile yoktur,bu yuzden karar vermek size kalmıştır.Bir çok kadın adetliyken kendilerini itici bulurlar, ve de erkeklerin bu hallerinden rahatsız olabileceklerini düşünürler,oysaki bazı rahatsız olan bunu itici bulan erkekler olduğu gibi ,bundan rahatsız olmayan, kadını adet döneminde de arzulayan ve bu sırada cinsel ilişki kurmak isteyen, cinsel ilişki kuran ve de bundan zevk alan bir çok erkekte mevcuttur. O halde kadınlara seslenelim; adet dönemi doğanın kadınlara verdiği üstün yetenek olan gebelik ve doğum olayının bir parçasıdır.Pis değil,doğal ve de gerekli bir süreçtir.Siz kendinizi pis zannederseniz karşınızdaki insanda size pismişiniz gibi davranır.Kendinize ve size verilen bu üstün olaya saygı duyun, sizler üreticisiniz, ve hepimizin bir annesi var veya vardı, onlarda adet görüyorlar veya görüyorlardı, onlar canınız annelerinizde mi pisti, hayır biliyorsunuz ki onlar temiz ve saftırlar, güzeldirler, sizde bayansınız sizde saf ve temizsiniz hem de her halinizle.Adet sırasında seks bir çok insan tarafından yaşanmaktadır.Kadın açısından baktığımız zamanda kadınların bir çoğunda adet döneminde cinsel istek artışı görülür, kimileri bunu yaşarken, kimilerde bunu baskılar.Bazı kadınlar adet döneminde cinsellik yaşamanın bu dönemdeki gerilimlerini azalttığını veya yok ettiğini, bazıları ise aynı zamanda adet sancılarını hafiflettiğini veya yok ettiğini söylemektedir

Adet Gorme Yasi

Adet Görme ( Kanama ) Yaşı

Erotik Sohbet için Hemen TIKLA!

Genç kızlıkta başlayan adet dönemi kırk yaşlarının sonlarında sona erer. Bu olaya menapoz adı verilir. Menapoz Sonrası üreme organları bir dizi değişikliğe uğrarlar. Bu değişiklikler yumurtalıkların hormon salgılamasında görülen azalmaya bağlıdır. Dölyatağı daha küçülür, dölyolundaki sırtlar ortadan kalkar, dölyolu duvarları düzleşir. Salgılar daha az asit içermeye başladıkça mikrop kapma tehlikesi de o kadar artar. Çevre dokular gittikçe daha az esnek özellik kazanır. Menapozdan sonra dölyolundan gelen kanamaya tehlikeli gözüyle bakılmalıdır. Olası bir hastalık karşısında doktora gitmek gerekir.Adet dönemi genel olarak 28 gündür. Ne var ki bu kaba bir ortalamadır ve kadınların adet süreleri büyük ölçüde değişir. Kimi kadının adet süresi 21 günken, kimilerinin 42 gün olabilir. Bundan başka bir kadının her adet dönemi de birbirine uymayabilir.Dölyatağından dölyoluna akıntı süresi genellikle dört ya da beş gündür. Bu süre içinde kişiden kişiye büyük değişiklikler söz konusudur.Adet görme; insan dişisini diğer canlı türlerinin dişilerinden ayıran başlıca özelliklerden biridir. Hayvanlar içinde yalnızca maymunlarda bu özellik görülür. Yüzyıllar boyunca adet görme tıbbı ilgilendirmiş ve bu konuda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Eski Yunanlılar "erkek tohumu"nun bir sıvı içinde kadının gövdesine yerleştirildiğini iyi biliyorlardı. Ama bir "dişi tohumu"da gerekliyse, bu nasıl oluyordu? Sonunda tümüyle yanlış bir yargıya, adet dönemindeki sıvının bu dişi tohumu içerdiği yargısına vardılar.Adet görme birbirinden ayrı iki organın, yumurtalığın ve dölyatağının faaliyetlerine bağlı bir süreçtir. Yumurtalığın başlıca iki görevi ; gebeliği sağlayan yumurtacıkların üretilmesi ile cinsiyet hormonlarının salgılanmasıdır. Yumurtalıkların ürettiği ve adet dönemini denetleyen hormonlar bildiğimiz gibi östrojen ve progesterondur. Bu hormonların gövdenin çeşitli bölümleri üzerinde etkileri vardır. Ancak en büyük etkileri dölyatağının endometrium adı verilen dokusunda görülür.Ayın farklı zamanlarında bir kadından endometrium parçaları alınırsa aralarında büyük değişiklikler olduğu görülecektir. Adetten hemen sonra dölyatağını kaplayan tabaka ince bir tabakadır. Buna karşılık iki adet dönemi arasında bu doku yeniden kalınlaşır. Adet kanaması sırasındaysa, doku parçalarının tam bir biçimi olmadığı ve kanla karıştığı görülür. Buradan da anlaşıldığına göre dölyatağındaki endometrium dokusu iki adet zamanı arasında bir dizi değişiklik geçirmektedir. Ve zaten tüm değişikliklerin olabilmesi için gerekli olan döneme adet dönemi denmektedir. Adetle birlikte endometrium dokusunun büyük bir bölümü parçalanır, ancak geriye kalan küçük bölüm hızla gelişerek eskisinin yerini alır. Söz konusu hızlı büyüme ve dokunun gelişmesi yüzünden adet döneminin bu bölümüne siyah dendiği de olur. Bu dönem adet süresinin yarısı kadardır. Adet döneminin ikinci yarısında alınan bir ömekte çeşitli salgı bezleri görüldüğünden bu döneme salgısal dönem adı verilir. Adet dönemi salgı döneminin sona ermesiyle birlikte biter. Kan da dölyatağı tabakasından tümüyle ayrılır.Yumurtalıklar da bir dizi dönemsel değişiklik geçirirler. Yumurtalıkların yüzeyinde çok sayıda ve çeşitli boyutlarda küçük "kistler" vardır. Bunlara yumurtalık bezcikleri denir ve her biri bir yumurtacık (ovum) taşır. Adet döneminin ortasında ötekilerden daha büyük olan bir bezcik büyümeye başlar. Yumurtalığın yüzeyinde yer alan bu bezciğin çapı iki santimetre kadar büyüyebilir. Bezcik , döllenme amacıyla fallop kanalına yumurtacık bırakır. Adet döneminin sonraki aşamasında bezcik beyazımsı sarı renkteki hücrelerle dolar. Renginden dolayı bu oluşuma sarı organ (corpus luteum) adı verilir. Eğer yumurtacık döllenmişse sarı organ gebelik boyunca, doğuma kadar yumurtalıkta kalır. Eğer döllenmemişse ancak on gün kadar yaşayabilir.Gelişen bezcikler, östrojen salgılarlar. Östrojen de endometriumun gelişip kalınlaşmasına yol açar. Gelişme döneminin sonunda bezcikler koparlar ve yumurtlama olayı gerçekleşir. Eğer döllenmiş yumurta kalınlaşma döneminde endometriumla temas ederse bu bölgeye yerleşmesi olanaksızlaşır. Böyle bir doku, yumurtacığın yerleşmesi için gerekli olan bir dizi değişikliğe uğrayamaz. Bununla birlikte yumurtacık fallop kanalından dölyatağına giderken (bu bir haftayı alır) endometrium sarı organın etkisi altına girer. Bu organ hem progesteron, hem de östrojen üreten bir salgı bezidir. Hormonların böylesine birlikte hareket etmeleri büyüyen endometriumun salgısal döneme geçmesini sağlar. İşte bu ikinci aşamada dölyatağı döllenmiş yumurtayı banndırabilecek özelliğe kavuşur. Döllenmiş yumurta yerleştikten sonra büyük bir olasılıkla sarı organ denilen corpus luteum'a hormonal mesajlar göndermektedir. Bu iletişim corpus luteum'un büyümesine ve daha büyük miktarda hormon salgılamasına yol açmaktadır. Bu mesaj gerçekleşmezse corpus luteum parçalanır. Bu durumda endometriuma hiç bir hormon ulaşmaz ve bu yüzden direnme gücü kaybolur. Böylelikle endometriumun büyük bir bölümü parçalanır. Bu arada adet dönemi akıntısı baş gösterir. Adet döneminin sona ermesiyle birlikte yumurtalıkta bir başka bezcik büyümeye başlar. Östrojen tekrar dölyatağı astarının kalıntılarını etkiler ve bir sonraki adet döneminin gelişme aşaması başlamış olur.Ergenlik döneminden menopoza kadar tüm üretken yaşamı boyunca bir kadın sürekli olarak bu dönemlerden geçer. Bu dönemler yalnızca gebelik olayıyla birlikte kesilir ve eğer anne çocuğunu emzirirse doğumdan sonra birkaç ay daha adet görülmez. Doğum yapmamış bir kadının tüm cinsel olgunluk süresi boyunca dört yüz dolayında adet gördüğü sanılmaktadır. Bu sürenin uzunluğu kuşkusuz ergenlik yaşına bağlıdır. Ergenlik yaşının sürekli olarak düştüğü de bir başka gerçektir. Yirminci yüzyılda kızlar geçtiğimiz yüzyıla göre birkaç yaş önce adet görmektedirler. Adet dönemindeki ilk akıntının, kızların gebe olabilme yeteneğine kavuştuklan yaşlarda görülmesi koşul değildir. Örneğin ilk birkaç adet görmede yumurtacıkların bezciklerden ayrılmadığı sanılmaktadır. Bir başka deyişle ilk birkaç adette yumurtlama görülmez. Bu yaştaki kızlara cinsel ilişkinin tanındığı kimi toplumlarda, kızların gebe kaldığı çok ender görülmektedir.Eğer adet görme düzenli biçimde sürüyor ve rahatsızlık vermiyorsa bu olayla ilgili bağnaz tepkiler çok daha az görülür. Ne var ki adetle ilgili düzensizlikler pek yaygın özellikte değildir. Bu düzensizlikler gövdenin başka bölümlerindeki bezlerde görülen düzensizliklere, gövdenin her bir hücresinde yer alan kalıtımsal kromozomlara, doğuştan olan eksikliklere bağlı olabilir. En yaygın düzensizlikler kadınların çoğunda adet dönemlerinde görülen gerilim ve bunalımlarla ilişkilidir. Adet sırasındaki akıntıyla ilgili ağrının da etkisi görülür. Yıllarca süren araştırmalara karşın bilim adamları kadınların adetle ilgili yakınmalarının nedenlerini tam olarak saptayamamışlardır. Adet döneminden önce de çoğu kadında gerilim, sıkıntı, başağrısı gibi rahatsızlıklar olur. Hastalarına düzenli adet görüp görmediğini soran doktorlar genellikle olumlu yanıt alırlar. Kadın da gerçekten düzenli aralıklarla adet gördüğünü sanmaktadır. Ancak gerçekte durum böyle değildir. Böyle bir şeyi öne süren kadın adet günlerini düzenli bir biçimde saptadığında yanıldığını görecektir. Her adet döneminin bir ya da iki gün bile olsa geç ya da erken başladığını görecektir.Adet döneminin süreleri de kadından kadına değişir. Doğum kontrolündeki tehlikesiz günler yönteminin ("ritm yöntemi") insanı yanıltmasının bir nedeni de budur.Günümüzde dölyatağı fizyolojisi üstüne geniş bir bilgiye sahibiz. Bu yüzden adet dönemleri düzensiz, ağrılı ya da hiç gerçekleşmeyen kadınlarla ilgili olarak yapılacak çok şey var. Ama kesin olarak bilinen bir şey varsa o da normal süren adetlerin birden kesilmesinin en önemli nedeninin gebelik olduğudur.Yumurtacığın döllenmesi ancak yumurtlama döneminde ya da bu döneme yakın bir zamanda cinsel ilişki gerçekleşirse olur. Doğum kontrolündeki tehlikesiz günler yöntemi de bu olaya dayanır. Spermler üreme alanında birkaç gün yaşayacaklarından iki adet arasında kalan üç haftanın birinci ve son haftaları yine de tam emin süreler değildir. Ne var ki pekçok çift bu süreleri emin kabul ederek cinsel birleşmeyi yeğlemektedirler

Adet Duzensizligi

Adet Kanaması Düzensizliği

Erotik Sohbet için Hemen TIKLA!

Genellikle 28-30 günde bir adet görülür. Bazı kadınlarda bu düzen 1 hafta önce veya 1 hafta geç olarak görülür ki bu da normal sayılır.Adet düzensizliği nedir? Adet düzenini izlemek için son adetin ilk günü ile gelecek adetin ilk günü arasındaki zaman dilimine dikkat edilmesi gerekiyor. Üreme çağında bir kadının yumurtalıkları her ay bir yumurta üretir. Eğer kadın o ay gebe kalmazsa (ki bu yaklaşık geçen adetin birinci gününden itibaren 14.-16. günler civarıdır) gebeliğe hazırlanmış rahim içi zarı adet kanaması olarak dışarı dökülür. Bu dökülme kanaması 4-5 gün sürer ve adet kanaması olarak adlandırılır. Eğer bir kadın 22 günden erken ya da 40 günden geç adet görüyorsa düzensizlikten söz edilebilir.

Kanamaların miktarı çok önemli

Adet düzensizliğinin nedeninin belirlenmesinde kanamanın miktarı da büyük önem taşıyor. Adetlerin hiçbir düzeni yoksa, sürekli kanıyor veya uzun süre hiç kanamıyorsa bu durumu düzensizlik olarak değerlendirmek gerekmektedir. Miktar olarak çok az veya aşırıysa bu da bir düzensizliktir. Kanamanın çok olması 7 günden uzun süren ve gün içinde aşırı pet değişimine sebep olan, parçalar içeren adetleri kapsar. Bu tip kanamalar genellikle hastalarda kansızlığa da sebep olur. Az adet kanaması 1 gün süren ve pet değiştirmeye bile gerek bırakmayan kanamalardır. Hormonal nedenlerle olabileceği gibi enfeksiyona bağlı da olabilir. Kürtaj veya bazen sezaryen ameliyatı sonrası da ortaya çıkabilir.

Ergenlik döneminde adet düzensizliği

Adet düzensizlikleri ergenlik çağında ayrı bir önem taşıyor. Ergenlik çağındaki düzensizliklerde “geçer” diyerek beklenmemesi gerektiğine dikkat çekilmektedir. Muhakkak ultrasonik muayene yapılmalı ve gerekli ise hormonal durum incelenmedir. Bu yaşlarda görülen adet gecikmelerine, aşırı kilo alımı, aşırı tüylenme ve sivilcelenme eşlik edebilir. Özellikle kilo ve tüylenme yakınmasının yerleşmemesi ve ağırlaşmaması için tedaviye başlanmasında yarar vardır. Ayrıca aşırı adet sancısı ile beraber olan düzensizlikler bu yaşlarda oluşabilecek kistlerle sonuçlanabilir. Tedaviyle kist olusumlarının önüne geçip ameliyat riskinden korunmak mümkün olabilir.

Menopoz öncesi ve sonrası dönemde adet düzensizliği

Menopoz sonrası dönemde ortaya çıkan kanamalarda da dikkatli olunması gerekiyor. Menopozdaki her türlü kanama düzensizliği çok önemsenmeli, kaynağı çok ayrıntılı araştırılmalıdır. Bu kanamanın nedeni çoğu zaman kanser olmayacaktır. Ama kesinlikle selim bir nedenin olduğu kanıtlanmalıdır. Bu yaş grubu hastalarda özellikle menopozun olağan düzensizlikleri olarak düşünülüp doktora başvurulmadan beklendiği ancak bazı durumlarda maalesef geç kalındığı görülmektedir. Bu dönemde en sık kanama nedenleri yumurtlamaların bozulmasına ve aksamasına bağlı hormonal kaynaklı olanlardır. Geri kalan grupta da miyomlar, polipler, enfeksiyonlar yer alır. Ancak adetten kesilme tam gerçekleştikten sonraki dönemde olacak kanamalarda basit girişimler ve tetkiklerle kanamanın kaynağının iyi huylu nedenler olduğunun kanıtlanması gereklidir. Bu nedenlerden dolayı olağan olan düzensizliğin doktor tarafindan doğrulanması gereklidir.

Agrili Adet Donemleri Sebepleri

Adet Dönemi Sancıları

Erotik Sohbet için Hemen TIKLA!

Adet kanaması esnasında ya da hemen öncesinde kasıklarda ortaya çıkan rahatsızlık ve kramp tarzı ağrılara dismenore ya da menstrüel kramp adı verilir. Dismenore, primer ya da sekonder olabilir.Primer dismenore, ilk adet kanamasından 1-2 yıl sonra ortaya çıkan, 25 yaş civarında ya da çocuk doğurduktan sonra azalan ya da kaybolan ve altta yatan patolojik bir nedenin bulunmadığı dismenoredir. Sekonder dismenorede ise ağrılı periodlara neden olan spesifik bir hastalık söz konusudur.

Nedenleri
Adet kanaması esnasında rahim, kendi içinde biriken kanı atmak için kasılır. Bu dönemde prostaglandin adı verilen bazı maddeler salgılanır ve bu maddeler kısmen rahim kasılmalarından sorumludurlar. Primer dismenoresi olan kadınlarda bu prostoglandin adı verilen maddelerin üretiminin fazla olduğu ya da uterusun bu maddelere aşırı cevap verdiği düşünülmektedir.Sekonder dismenoreye ise endometriozis pelvik iltihabi hastalığı, rahim ağzında darlık, rahim içi tümörler ya da uterus pozisyonunun anormallikleri neden olabilir. Zaman zaman spirale bağlı olarak da sekonder dismenore görülebilir.Dismenore, karnın alt bölgelerinde kramp benzeri ağrılar ve rahatsızlıklardır. Buna eşlik eden diğer belirtiler sırt ağrısı, başağrısı, bulantı ve bacakların iç yüzünde hassasiyet olabilir. Dismenore ile birlikte adet öncesi gerginlik sendromu de görülebilir ancak bu şart değildir.TedaviOrta derecedeki dismenore şikayetlerinin pek çoğu, hafif ağrı kesicilerden fayda görür. Adetleri düzenli olan kişiler, ağrıların başlamasını beklemeden, adet kanamasından bir gün önce ağrı kesici almaya başlarlarsa ağrıların şiddeti oldukça azalacaktır. Bu ilaçların tok karnına alınması mideye yönelik yan etkileri azaltır.Ağrıların daha şiddetli olduğu durumlarda yatak istirahati ve karın bölgesine sıcak uygulaması fayda sağlayabilir. Bu amaçla içine sıcak su doldurulmuş bir şişe kullanılabilir. Başka bir tedavi yaklaşımı da doğum kontrol hapı kullanılmasıdır. Bunlar prostaglandin adı verilen ve ağrıdan sorumlu olan maddelerin yapımını azaltarak krampları engelleyebilir.Primer dismenore ergenlk döneminin ve 20'li yaşların başında sık görülür. 25 yaşından sonra azalmaya başlar ve genellikle çocuk doğurduktan sonra kaybolur. Tipik olarak adet kanamasından kısa bir süre önce başlar ve 1-3 günde geçer. Sekonder dismenore ise perioddan birkaç gün önce başlar ve tüm kanama boyunca devam edebilir.

Önlem

Dismenore alınacak bazı basit önlemler ile bir miktar engellenebilir. Örneğin adet kanaması öncesinde ve esnasında kahve, çay, kola, çikolata gibi kafein içeren gıdalardan uzak durulması, karın bölgesine masaj yapılması, uzun süre ayakta durmaktan ya da yürüyüş yapmaktan kaçınılması şikayetler üzerinde olumlu etki yaratır.Aşırı yorgun, sinirli kişilerde adet sancısı daha fazla görülür. Bu nedenle kanama esnasında dinlenmek son derece önemlidir. Yine kabızlığı olanlar bu sancıları daha şiddetli yaşarlar. Lifli gıdaların bol tüketilmesi kabızlığı önler. Bol miktarda su içilmesi, sigaradan uzak durulması, fazla miktarda alkol tüketilmemesi gibi basit ve kısa süreli önlemler ile sancılı adet kanamaları biraz daha rahat geçirilebilir.

18 Eylül 2008

Zincirleme Orgazm

Zincirleme Orgazm

Ücretsiz Erotik Cinsel Sohbet Chat Hemen TIKLA!

Bir kere yetmez" diyenlerin sayısı giderek artıyor. Elbette ki, bunu sağlamanın bazı yolları var; ilk şartı da uyum. Kimi kadına göre, en mükemmel orgazm ilkidir. Bir başkası, asıl yoğun hazzı sonrakilerde bulabilir. Kimisi de, zincirleme orgazm`ın her halkasının birbirinden farklı olduğunu söyler. Zircirleme orgazm bir hayli karmaşık bir konudur. Çünkü erkek ve kadın arasında ciddi fizyolojik farklılıklar bulunur. Erkek genelde çabuk uyarılmakta ve orgazm olduktan sonra da en azından bir süre için cinsel ilgisini yitirmektedir. Oysa kadın, daha yavaş uyarılmasına ve orgazm`a daha uzun bir süreçten geçerek ulaşmasına karşın, birbiri ardına birkaç kez orgazm olabilme potansiyeline sahiptir. Bilimsel kanıtlar Bu olgunun mekanizması henüz tam olarak açıklanmasa da, hiç olmazsa varlığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Çünkü kadınlarda orgazm sırasında gerçekleşen fizyolojik değişiklikleri kaydeden laboratuar cihazları, bazı kadınların belirli durumlarda bu değişimleri kısa aralıklarla tekrar tekrar gösterebildiğini belgelemektedir. Herkeste aynı yetenek var ama...Yani kadınlar zincirleme orgazm olgusu biyolojik bir gerçektir. Hatta kimi uzmanlar aslında bütün kadınların zincirleme orgazm yeteneğine sahip olduğunu, fakat cinselliğe olumsuz bakan kültürümüzün verdiği tutuklukla çoğu kadının bu şans hiç kullanmadığını iddia etmektedir. Bu iddianın geçerliliği tartışılabilir. Ama, bazı kadınların masturbasyon veya cinsel ilişki sırasında tekrar tekrar doruğa ulaşabildiği artık kesinleşmiştir. Farklı görüşler Bu orgazm`ların yoğunluğuysa, kadın kadına değişiklik gösterir. Kimi kadınlar ardı ardına kaç kez orgazm olurlarsa olsunlar, her zaman ilişkinin en iyisi olduğu görüşündedir. Kimilerindeyse tam tersine ilk orgazm bir hayli sönük geçmekte ve asıl yoğun hazzı daha sonrakiler sağlamaktadır. Öte yandan kadınların bir kısmı da zincirleme orgazm`ın her halkasının çok farklı olduğu, klitoral orgazm, G-noktası orgazm`ı ve penisin vajina içindeki hareketlerinden doğan orgazm arasında bir karşılaştırma yapmanın tamamen anlamsız olacağı kanısındadır. En çok masturbasyonlar Seks araştırma laboratuarlarında sürdürülen deneyler genellikle en uzun zincirleme orgazm`ların masturbasyon sırasında gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Hatta, vibratörle mastürbasyon yapan kimi kadınlar, kısa bir süre içinde 10-15 kez doruğa ulaşabilmektedir. Genelde bu orgazm`lar bir iki dakikalık aralarla gerçekleşir. Fakat az sayıda kadın, bir orgazm`dan diğerine hemen hiç ara vermeksizin geçebilmektedir. Çok küçük bir azınlıktaysa; zincirleme orgazm hiç kesintisiz orgazm dalgaları halinde yükselip ancak kadının bitkin düşmesiyle sona ermektedir. Uç uca eklemek... Zincirleme orgazm konusunda yaygın uygulamalardan biri, masturbasyonla cinsel ilişkiyi uç uca eklemektir. Yani, önce kadın kendi kendine ya da sevgilisinin yardımıyla mastürbasyon yaparak birkaç kez doruğa ulaşır, sonra da cinsel ilişki partneriyle birlikte bir kez daha boşalır. Çabaların karşlığı Zincirleme orgazm için bu kadar çaba harcamaya değer mi? Bu konuda kararı sadece kadın verebilir elbette. Fakat kimi erkekler sevgililerine daha çok haz verebilmenin her türlü çabaya değeceği görüşünde. Gene de, bir kısım erkekle tıpkı kendileri gibi tek bir kez ama yoğun bir şekilde boşalan bir kadınla sevişmeyi tercih etmekte ve zincirleme orgazm`ı sevişmeyi bir gösteri haline getiren bir tür başarı testi gibi algılanmaktadır. Öte yandan bazı erkekler de kadının zincirleme boşalmasını kendi erkeklik güçlerinin bir kanıtı gibi görüp gurur duyma eğilimindendir. Tabii, bu pek haklı bir gurur sayılmaz, çünkü böyle bir kadın büyük ihtimalle mastürbasyonla da zincirleme orgazm`a ulaşabilecektir. Yani erkeğin "sihirli anahtarı"na pek de muhtaç değildir. Gene de, çoğu erkek cinselliği başarı göstergesi olarak gördüğü müddetçe, zincirleme boşalabilen kadınların rağbette olacağını tahmin edebiliriz. Doğu teknikleri Aslında zincirleme orgazm yalnızca kadınlara mahsus bir şey değildir. Erkekler de üst üstte orgazm`a ulaşabilir. Erkeğin boşalmasıyla orgazm`ın aynı şey olmadığı çok eskiden beri bilenen bir şeydir. Nitekim, genç erkeklere boşalmadan doruğa ulaşma yöntemlerini anlatan eski tantra metinleri bile vardır. Bu yöntemlerle erkeğin bir gün içinde birkaç kez, hem de isterse üst üstte orgazm`a ulaşması ve hiç boşalmaması ya da boşalmayı en son birleşmeye kadar geciktirmesi mümkündür. Fakat böyle bir disiplinle yetiştirilemeyen ve "kuru" orgazm`ın varlığından bile bi haber olan Batılı erkekler için bu tür tecrübeler pek söz konusu olamaz. Erkeğin gücü, 25 yaşına kadar dorukta... Gene de, pek çok erkek aşağı yukarı 25 yaşına kadar ardı ardına birkaç kez bildiğimiz anlamda orgazm olma potansiyeline sahiptir. Fakat erkek yaşlandıkça, her orgazm`ın arkasından "kendisini toparlaması" için gereken süre de uzar. Yani orta yaşlarda bir erkeğin kısa aralıklarla tekrar tekrar boşalması pek mümkün değildir. Kısacası, zincirleme orgazm hemen hemen yalnızca genç erkeklerin işidir. Fakat uygun bir ortamda ve yeterli uyarılma düzeyiyle, orta yaşlı bir erkek de pekala fazla orgazm yaşayabilir. Bir kere yeter Bizim kültürümüzde erkekler kendileri için zincirleme orgazm`ı öğrenmeye pek ihtiyaç duymazlar. Özellikle de boşalmayı içermeyen"kuru" orgazm onların gözünde hiç bir anlam ifade etmez. Çünkü çoğu erkek için cinsel birleşme "duhül ve boşalma"dan ibarettir ve bu kadarı onları tatmin etmeye, "erkekliklerini kanıtlamaya" yeter. Öte yandan, partnerlerinin zincirleme boşalmasını sağlamak, kendi cinsel güçlerini bir kat daha vurguluması açısından cazip gelebilir. Önemli olan kontrol Genellikle cinsel gücün gençlerin tekelinde olduğu düşünülür. Oysa orta yaşlı hatta daha ileri yaşlardaki erkeklerin de tekniklerini geliştirerek partnerlerine daha çok haz vermeleri mümkündür. Gerçekten de, öyle çiftler vardır ki, ilk zamanlarda erkeğin çabuk boşalması veya özel çaba harcamaya gerek görmemesi yüzünden tek orgazm`la yetinmek zorunda kalan kadın, yıllar geçip erkek boşalmasını kontrol etmeyi öğrenince zincirleme orgazma ulaşmaya başlar. Kadının kırk yılda bir zincirleme orgazm`a ulaştığı, erkeğinse kendisi için de böyle bir ihtimal bulunduğunu aklına bile getirmediği çiftlere bu konu bir hayli gereksiz görünebilir. Gene de, biraz çabayla zincirleme orgazm`ı öğrenebileceğinizi unutmayırn. Böyle bir deneyim size cazip geliyor, hatta yalnızca merak ediyor bile olsanız, orgazm yoğunlaştırma yöntemleri size çok şey kazandıracaktır.